yakın geçmişte ögrendiklerim

Öğrenmenin hayat boyu sürdüğünü biliyorum ve her geçen gün de yeni şeyler öğreniyorum. Benim gibi öğrenmeye aç, onu da bileyim, bunu da bileyim diye önüne geleni araştıran, merak eden biri için gayet güzel gelişmeler bunlar tabi ki. Asıl güzel olan yeri ise yaşayarak öğreniyor olmam ki bu unutma gibi bir tehlikeyi de yarı yarıya azaltacaktır diye düşünüyorum.

Peki ne öğrendim yakın zaman içinde? Mesela yaptıklarımı kayıt altına almayı öğrendim. Özellikle işle ilgili konularda üç gün sonra bir müdür çağırıp “şu işi ne zaman, nasıl, ne kadar sürede yaptın” ya da “bu bu bu zaman diliminde ne işler yaptın” derse şıkır şıkır önüne dökebilmek için her işi kayıt altına almak gerekiyormuş. Daha profesyoneller bu işi sistematik bir şekilde yapıyor ama ben o kadarını henüz beceremiyorum. Zamanla olacak düşüncesindeyim.

Ne olursa olsun, toplantılara geç kalmamak gerektiğini öğrendim. En alakasız bir zamanda, sizinle ilgisi olmayan bir konuda kızan müdür, mazeretiniz de olsa sizi orada yerin dibine sokabilir. Soktuğunu da gördüm. Konusu sizi hiç ilgilendirmese de, gel dedilerse o toplantıya zamanında gitmelisin.

Eğer alt kademelerde çalışıyorsanız ya da stajyerseniz size birilerinin sürekli işler verip yapmanızı istemesi normal karşılanan bir durum, katlanacaksınız. Size verilen bir işi hemen bitirmeniz, sizi takdir edip alkışlamalarına değil, hemen başka bir işi sırtınıza yüklemelerine sebep olur. Siz “Bakın erken bitirdim, çok çalışıyorum” diye alkış beklerken elinizde başka bir dosyayla masanıza dönmeniz içten bile değil. Onun için işleri erken değil, bitirmenizi bekledikleri zamanda bitirin. Bunu için de dua edin, benim üstlerim gibi işi verirken “planını ayarla, zamana yay” dedikten sonra “Ne zaman bitirebilirsin peki?” diye soran üstleriniz olsun.

Güç sizde artık. !

  • reply Umut Benzer ,

    Son taktiği sevdim. 🙂

    Bir Cevap Yazın