Tumblr dünyasından insan profilleri ve markalara tavsiye

Bir süredir (yaklaşık 6 ay) Tumblr da anonim bir isimle biraz gözlem yaptım. Birtakım çıkarımlarda bulundum ve bunları paylaşmak istedim.

Sosyal ağlarda bir firma adına çeşitli pazarlama aktiviteleri yapıyorsanız orada bulunan insanların da taşıdıkları özellikleri bilmeniz, hatta bir süre onların içlerinde kalarak yakınlaşmanız atacağınız adımların daha doğru olmasına destek olur. Benzer bir profili daha önce twitter kullanıcıları için çıkarmıştım. Tumblr her ne kadar ülkemizde firmalar tarafından henüz aktif kullanılmayan bir alan olsa da sahip olduğu potansiyeli bilmek önemlidir diye düşünüyorum.

Başlamadan önce yaptığım bir hatayı da itiraf etmek istiyorum. Bu hata gözlemlerin sonuçlarını etkilemiş olabilir fakat bilimsel temellere dayanan akademiş bir çalışma olmadığını, sadece bir gözlem olduğunu da dikkate alarak değerlendirmenizi diliyorum. Bahsettiğim hata şu ki, mevcut profilimin ismini değiştirip takma isimle kullanmaya başladıktan sonra yavaş yavaş listelerde rasgele insanları takibe almaya basladım. Reblog yapılan iletilerden ya da tavsiye listelerinden yaptığım bu takipler de beni kısıtlı bir ekosistem içinde tutmuş olabilir diye endişeleniyorum. Bunu bir süre geçtikten sonra farkettim.

Tumblr kullanıcılarına gelecek olursak, çoğunluğu 15-20 yaş aralığında (gördüklerim 16-18 aralığı oldu genelde) gençlerden oluşan bir kitle Tumblr kullanıyor. Ortak özellikleri:

  • Blog sahibi olmak onları için bir dünya yaratmak anlamına geliyor. Kendilerine ait istedikleri şekilde yönetebilecekleri bir dünya. Fakat bu dünya aynı zamanda tek kişilik bir dünya maalesef.
  • Tek kişilik bir dünya olduğu için takipçiye sahip olmak öncelikli amaçlardan biri haline gelmiş durumda. Klasik bloglardaki okuyucu sayısı, siteyi ziyaret sayısı vs. Tumblr da takipçi ve anlık online kişi sayısına endekslenmiş durumda.
  • Ziyaretçi yanında beklenen şeylerden birisi de istedikleri zaman her türlü sohbeti yapabilecekleri birer “Anonim” takipçi. Ne kadar anonim takipçin var, ne kadar çok onlardan mesaj alıyorsun o kadar popülersin ve başarılısın demek. Aksi halde yalnızsın!
  • Temelde odaklanılan konu “aşk”. Gerçekte bu bloglarda olanların hepsi yaşanıyor diye düşünmüş olsak, bu 16-18 yaş aralığındaki gençler her gün kaslı erkekler/manken kızlar ile sevişiyor, bir taraftan da aşk acısı ve yalnızlık çekiyor, bir kısmı Nutella, çikolatalı pastalar ve kahve severken bir kısmı da sürekli içip kafası güzel geziyor. (gerçekte bunu söyleyenlerin birçoğunun evde lys gibi bir sınava hazırlanıyor olmasını dikkate alalım lütfen)
  • Kızlar çok güzel! Erkekler çok yakışıklı!
  • Tüm blogların hemfikir olduğu konu küfür. Küfürsüz bir ileti olamaz. Belki dışarıda o kadar rahat olamayabilirsiniz ama blog sizin oyun alanınız ve orada istediğinizi yapabilirsiniz.
  • Bloglarda müzikler de olmazsa olmazlardan. Herkesin mutlaka farklı tarzları olsa da genellikle yabancı müzikler tercihte.
  • Bütün blogların isimleri anlamlı/anlamsız cümleler, sıfat tamlamaları ya da benzeri şeyler. Örneğin yatmadanoncesuicerim, aglamaktirhayatiminanlami, gunestenkorkanaycicegi vs.

Bu çıkarımların ardından birkaç fikir düşünebiliriz belki. Sadece gençleri hedefleyen bir marka olduğunuzu düşünün. İşte size hazır marka elçileri. Birçok firmanın blog yazarlarına yaptığı gibi hediye paketleri gönderin anlamında söylemiyorum bunu. Zira ilgili ilgisiz herkese hediye göndermek, teknoloji blogunda salça yorumları yapılmasını beklemek anlamsız bir hareket. Fakat bu insanlar sizin markanızı günlük yaşamlarında kullanan ve bunu dışarıya yansıtabilecek insanlarsa neden marka elçiniz olmasınlar. Topluluğu yönetmek için onların içinde olmak sizce de daha iyi değil mi?

Firmalar büyük bütçeli kampanyalar, yarışmalar düzenleyip bu işi meslek haline getirmiş kişilere sürekli ödüller vermek yerine bu gibi bir kitleyi kendilerine marka temsilcisi yaptıklarında daha uzun süreli ve geliştirilebilir şeyler ortaya çıkabilir.

Bir Cevap Yazın