Sosyal Medyada samimi olmak mı?

İnternetin hayatımızın her alanında kendine bir şekilde yer bulması iyi oldu ya da kötü oldu tartışılacak bir konu. Zamanımızın büyük çoğunluğunu bilgisayar başında geçiriyor, bilgisayar başında olmasak da mobil cihazlarla online dünyadan bağımızı koparmıyoruz. (Ortalama günlük 15-16 saat civarı)

Bu yazıda örnek verirken hep kendimi kullanmak istiyorum. Twitter çok sık güncellediğim bir kanal. Yazının devamını okumadan önce siz de hemen tıklayıp twitter da beni bağlantılarınıza ekleyebilirsiniz (@MonteCito). Diğer servislere entegre etmeden, sahip olduğu küçük dünyasında canlı tutuyorum twitter hesabımı. (Parantez içinde belirteyim, çok aktifiz, çok sosyaliz, her yerdeyiz diyen ve tüm hesaplarını birbirine entegre edip friendfeed den twittera, twitterdan facebooka tüm güncellemelerini gönderenler “bence” yanlış yapıyorlar). Geçtiğimiz günlerde yine twitter üzerinde bir serzenişim olmuştu. Altı üstü bir ütü masası diye düşündüğüm için 145TL fiyatı çok bulmuş, şaşkınlığımı yazmıştım. Ve buradan sonra olaylar gelişti… (Not: Yazının bundan sonrası biraz pazarlama, biraz sosyal medya, biraz müşteri ilişkileri gibi sıkıcı konulardan oluşacaktır)

Lavanta Ütü ve Sosyal Medya

Sosyal ağlar markalar için adeta hasat edilmemiş bir tarla gibi. Ürün var, hazır bekliyor, sadece doğru kişinin doğru şekilde hasat etmesi gerekiyor. Birçok marka tarlaya adımını atıyor, ama nasıl hasat etmesi gerektiğini bilmeyen birçokları tarladaki ürünü çarçur ediyor, dağıtıp bırakıyor. Çok önemli bir kriter markanın büyüklüğü ve gücü. Birçok büyük marka hasat için dev biçer-döver makineler (yazar burada büyük ajanslardan biçer-döver olarak bahsetmektedir) kullandıkları için sıkıntı yok, asıl iş küçüklere düşüyor.

Büyük olmak samimi olmanın önünde engel midir? Belki saçma bir soru ama küçük olmanın böyle bir avantajı olduğuna inanıyorum. Her zaman alışık olduğumuz şekilde mahalle bakkalı bize nasıl sabah bir ekmek bir gazete veriyorsa, kuruyemişçi çekirdeği tuzsuz sevdiğimizi biliyorsa, vapurda çaycı sen büyük içmezdin çayı diye soruyorsa internette de bu samimiyet rahatlıkla sağlanabilir. Lavata Ütü’nün bu konudaki yaklaşımı uzmanlar tarafında değerlendirildiğinde iyi ya da kötü karşılanabilir. Teoride bu şekilde bir yaklaşımın yanlış olduğu yazabilir, hatta çok ciddi şekilde eleştirilebilir. Burada kendimi bir müşteri yerine koyarak bu yazıyı yazdığım için sadece bu açıdan bakacağım, Lavanta Ütü’nün hareketini müşteri olarak değerlendireceğim.

Lavanta Ütü’nün Samimi Yaklaşımı

“Peki ne oldu hadi anlat” dediğinizi duyar gibiyim. Ekran görüntüleriyle birlikte adım adım anlatıyorum. Sonrasında değerlendirme size kalmış.

Twitter hesabımı sadece makale paylaşmak için kullanmadığımdan zaman zaman böyle mesajlarla karşılaşmanız olası. Sonuçta hepimiz insanız ve 24 saat makale okuyup slideshare üzerinden sunumlara bakmıyoruz. Bu iletimden sonra Lavanta Ütü, ki kendileri 2001 yılında Maltepe’de açtıkları ilk şube ile evlere servis ütü hizmeti vermeye başlıyorlar, “neden ütü masası arıyorsun ki, biz varız” dercesine cevapladı mesajımı ve devamında gelişen diyalog aşağıdaki gibi.

Buraya kadar her şey normal değil mi? Bence de normal. Twitter üzerinden satış yapıldığını, bu şekilde doğrudan iletişimle müşteri bulunduğunu daha önce gördüm, yaşadım hatta. Ama bundan sonrası asıl benim yukarıda bahsettiğim samimiyet noktasına geçiyor. Benim İzmir’de olmam, Lavanta Ütü için kısa vadede bir müşteri olamayacağımı açıkca gösteriyor. Öyleyse neden benim hoşlanacağım bir şey yapmasınlar ve böylece benim onlara olan sempatimi kazanmasınlar? Yaptılar da (yazının sonunda buraya ekleyeceklerim var).

Burada son iki iletide görüldüğü gibi Lavanta Ütü kısa vadede kendisine rakip olmayan Yonca Ütü’nün Markapon’da yayınlanan fırsatını göndererek sabahları ekmek alırken “bende kalmadı karşıdan alıver” diyen bakkal amca samimiyetini göstermiş oldu. O gün sormak aklıma gelmedi, biraz da yoğundum geç cevap verdim ama Lavanta Ütü eğer son mesajlarında sadece link gönderip haber vermek değil de orada sunulan fırsatı hediye etmek istemişse gerçekten takdir edilmesi gereken bir hareket olurdu ki bu şekilde bile kendinden söz ettirdi, buraya yazma ihtiyacı hissettirdi, o zaman çok daha fazlası olurdu.

Dipnot:

Tabi ki bu yapılanlar ya da yazılanlar rakamsal çerçevede değerlendirildiğinde bir pazarlama stratejisi ya da bir sosyal medya yol haritası olacak ölçüde geniş bir içerik değil. Ama facebook üzerinde ünlüler adına açılmış fan sayfalarını kullanarak dev markaların tanıtımının yapıldığını daha önce mesgulsinyali’nde okumuştuk, öyle olmasından daha iyidir. (Yazı silindi diye hatırlıyordum ama şimdi baktım yerinde duruyor. Tıklayın) Yine döndüm dolandım samimiyet konusuna geldim!

Bonus: http://min.us/llQZM2

Bonus 2: http://twitter.com/montecito

  • reply yusuf ,

    vay çok iyiymiş 🙂

    • reply sunay şener ,

      çok iyi bir örnek. bu ütü firması bnir dijital ajans ile çalışıyor mu? yoksa dijital ajanslar olmadan da bu tür ihtiyaçlarımızı samimi olmak kaydı ile buralarda kendimiz yapabilir miyiz? sosyal medyada marka dürüst ve samimi ise mahallede sınırlı kalan ismimiz nerelere gider. ne düşünüyorsun bu konuda… bu konuda da bir yazı ben yazayım o zaman:)

      • reply Ferhat Aylanç ,

        Selamlar.. Öncelikle Mümin Bey’e ilgisinden dolayı tekrar teşekkür ederim. Yaşadığımız dialoğu çok iyi yorumlamıştır.

        Sosyal paylaşım sitelerinin reklam amaçlı kullanılması kimilerine itici gelebilir. Amaç tabiki reklam yapmaktır ancak bunu sadece basma kalıp soğuk cümlelerle değil samimi ve esprili iletişim kurarak hem yüzlerde tebessüm oluşmasını hem de firmamızın farkındalığını sağlamaktır.

        Aynı işi yapan farklı firmaların reklamını yapmak da tamamen samimiyete ve iyi niyete dayanmaktadır.

        Ayrıca faaliyetlerimiz için hiçbir ajansla çalışmıyoruz 🙂

        Bir Cevap Yazın