SonAt – Şiir Bülteni

Şiir söz konusu olduğunda bütün şairleri tanıyan, araştıran, tahlil eden birisi değilim. Harika şiirler döktüren bir uzman da değilim. Sadece ara sıra birkaç satırım bir araya gelip bir dörtlük oluşturur o kadar. [Buradan birkaçını okuyabilirsiniz] Ama Ege Üniversitesi Şiir Topluluğu (EŞİT)’nu biliyorum. Ve bu topluluğun çıkardığı “sonat” isimli şiir bültenini. Ücretsiz dağıtılan bir bülten olduğu için birçok fakültede bulabilirsiniz. Bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Bahar 09 sayılı bültenden açılış yazısı ile sizi baş başa bırakıyorum. İyi okumalar.

“Biz yangında koşuyu kaybeden atlarız” (1)

Merhaba bitti,

Hiçbirimiz henüz intihar eden bir arkadaşımızı hayata geri döndürememenin acısını yaşamadık. Bu acı, aslında hayatın bir amacının olmadığını da kanıtlar gibiydi. Bu amaçsızlık için içgüdüsel bir şekilde yaşamanın gerekliliği beynimizde döndü durdu. Evet, bir dolguysa, bir uğraşsa, bunu şiirle kapatmak kadar hiçbir şeyin anlamlı olmayacağını da düşündük bazen. Dağcı olmanın, müdür olmanın, adrenalin topluluğunda kaslı bir kız olmanın, Küçükpark’ın karizmatik gençlerinden biri olmanın, en iyi şirkette staj yapmanın, okul birincisi olmanın, mesleğinde yükselmenin veya yepyeni bir sevgiliyle hayata doğru uzaklaşmanın şiirden çok da büyük olmayacağının farkındayız. Umarım farkındasınızdır, çünkü gidiyor.

Akışın içinde tuttuğumuz ve bizi tutmadığını bildiğimiz eyerler herkes için mümkündü. Yani herkes bir eyere sarılırken, başkası da herkesin eyerine sarılır. Bu şiddetli gerilimim getirisinin şiir olduğunu sanmaya devam ediyoruz. Evet, sanmak gidiyor ve biz devam ediyoruz. Çünkü bitiş çizgisini beyaza boyamak için koşuyoruz. Yeni başladık ve durmuyoruz.

“Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız” (2)

(1-2) Sezai Karakoç

Bir Cevap Yazın