Perakende Sektörü ve Müşteri Odaklı Olmak – Yazı Dizisi

Dünyada her geçen gün artan rekabetin ve gelişen bilgi sistemlerinin sayesinde işletmeler için müşterinin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu koşullar altında doğrudan müşteriyle iç içe olan perakende sektöründe “müşteri odaklı olmak” kavramı önem kazanmış, ürün odaklı pazarlamadan müşteri odaklı pazarlamaya doğru bir hareket başlamıştır.

Müşteri ürünü değil, istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak kavramı satın alır. Müşteri, ürünün, istek ve ihtiyaçlarını ne derece karşıladığı ile ilgilenir. Bu yüzden ürünlerimize, kullanılabilirlik derecelerine eşit bir değer katmalıyız.

Müşteri memnuniyetini arttırmak için yararlı yöntemler kullanan şirketler gelişmeye ve kâr etmeye devam edecektir. Yararlı yöntemler belirlemek için, bu yöntemlerin müşteriye ne ifade ettiğini belirlemek gerekir.

Unutulmamalıdır ki, müşteriler, bilançoda yer alan somut değerlerden daha fazla önem taşırlar. Bilançoda yer alan değerleri parayla satın alabilirsiniz, ama o kadar kolay müşteri kazanamazsınız.

Perakendeciliğin tanımı:

Farklı kaynaklarda perakendecilik şu sekillerde tanımlanmaktadır;

Perakendecilik, üretici ve tüketici arasında malların naklini sağlayan aracılık hizmetleridir. Başka bir deyişle mal ve hizmetlerin ticari bir amaçla kollanmama veya tekrar satmama, kişisel gereksinmeleri için kullanmama koşuluyla, doğrudan doğruya son tüketiciye pazarlanmasıyla ilgili faaliyetler bütünüdür. (Tek, 1984)

Perakendecilik, “mal ve hizmetlerin kişisel veya ailevi kullanımı için satışı ve bununla doğrudan ilişkili tüm faaliyetlerdir” veya “mal ve hizmetlerin kişisel kullanım için doğrudan doğruya nihai tüketicilere satışıyla ilgili tüm faaliyetlerdir” şeklinde tanımlanabilir. Perakendecilik veya perakende ticaret çok büyük oranda dükkan ve mağazalarda yapılır, ama kozmetik ürünleri gibi kapıdan kapıya, çiftlik ürünleri ve meyve sebzede olduğu gibi yol kenarlarında, otomatik makinelerle, postayla ya da telefonla yapılan dükkansız perakendecilik de giderek artmaktadır. (Mucuk, 1998)

Dünyada perakende sektörü:

Gelişen teknolojinin ve ekonomik şartların neticesinde gün geçtikçe daha çok küreselleşen ve aynı oranda da rekabetçi bir yapıya kavuşan perakende sektöründe dünyanın büyük firmaları gelişmekte olan pazarlara yönelmeyi ve bu sayede karlarını arttırmayı hedeflemektedirler.

Avrupa’da yaşanan gelişmelerin sonucu olarak yaşanan doğal seleksiyonla beraber perakende zincirlerin sayılarında bir azalma olmuş ve ayakta kalabilenler daha rekabetçi şartlar altında maliyetlerini ve giderlerini kontrol edebilenler olmuştur. Avrupa’da yaşanan birleşmeler, satın almalar ve büyüme stratejileri sonucu sektörün büyük şirketleri pazar paylarını arttırırken, küçükler ise eriyip gitmektedirler.

Türkiye’de perakende pazar ile alışveriş merkezlerinin büyüklükleri uluslararası alanda karşılaştırılarak gelişme seviyesi değerlendirilmektedir. Buna göre Türkiye karşılaştırma yapılan 34 Avrupa ülkesi içinde 581.3 milyar dolar kullanılabilir gelir ve 484.4 milyar dolar tüketim harcaması ile 7.sırada yer almaktadır. Türkiye 232.5 milyar dolarlık perakende harcamaları veya perakende pazar ile de Avrupa ülkeleri arasında yine 7.sırada yer almaktadır.
Türkiye 130.2 milyon dolarlık gıda harcamaları veya pazarı ile Avrupa’nın en büyük 5. pazarıdır. Gıda dışı harcamalarda ise 102.3 milyar dolar harcama ile 8. Büyük pazardır.

Türkiye 2008 sonunda ulaşacağı 4.85 milyon m2 kiralanabilir alan büyüklüğü ile Avrupa’da en geniş kiralanabilir alana sahip 9. ülke olacaktır. İngiltere 17.8 milyon m2 kiralanabilir alanı ile ilk sırada yer almaktadır. Bin kişi başına kiralanabilir alan büyüklüklerinde ise Türkiye 49.8 m2 ile 17.sırada yer almaktadır. Norveç 825 m2 ile ilk sırada yer almaktadır. İlk 10 ülkede bin kişi başına kiralanabilir alan büyüklüğü 170 m2 ve üzerindedir. Kiralanabilir alan başına potansiyel perakende harcama büyüklükleri ise 34 ülkede 16.570 dolar ile 122.310 dolar arasında değişmektedir. İngiltere, İtalya, Fransa gibi gelişmiş pazarlarda m2 başına potansiyel perakende harcama 35-36 bin dolar seviyelerindedir. Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan gibi gelişen pazarda ise 18-19 bin dolar seviyelerindedir. Türkiye’de ise m2 kiralanabilir alan başına potansiyel perakende harcama büyüklüğü 47.490 dolar ile göreceli olarak yüksektir ve var olan potansiyeli göstermektedir.

Sonraki konu: Türkiye’de perakende sektörü.

İlgili diğer yazılar:

Perakende Sektörü ve Müşteri Odaklı Olmak – II

Perakende Sektörü ve Müşteri Odaklı Olmak – III

Not:Bu yazı dizisi birkaç bölüm halinde yayınlanacak ve yararlanılan kaynaklar son yazıyla birlikte verilecektir.

Bir Cevap Yazın