Liderliğin vazgeçilmez on kuralı

Lider olmak üzerine çeşitli kaynaklardan yazılar okurken küçük bir liste yapmıştım. Bu listeyi kısaca değerlendirmek istiyorum.

1:Konuşmaya içten bir övgü ve iltifatla başlayın: William James’in “İnsan doğasının temel unsuru, beğenilme tutkusudur” dediğini düşünürsek bu teorinin hiç de yanlış olmadığını görebiliriz. Herkes iltifattan hoşlanır ama bu iltifatın ölçüsü çok önemlidir. Karşınızdaki kişiyi iyi gözlemeli, övgü ve iltifatlara vereceği tepkilere göre dozu ayarlamalısınız. Aksi halde karşınızdaki kişinin -özellikle topluluk içerisinde ise- utanmasına, sıkılmasına, rahatsız olmasına sebep olabilirsiniz.

2:İnsanlara hataları dolaylı yollardan anlatarak gösterin: Doğrudan söylemek kolaydır ama kolay olması tercih edilmesi gerektiği anlamına gelmez. “Kendime olan güvenimin desteklenip beslenmesi kadar hiçbir şeye ihtiyacım yok” diyor Alfred Lunt. Doğrudan söylemek kişinin kendine güveninin kırılmasına sebep olabilir. Bunun yerine dolaylı olarak göstermek onun farkında olmadan bu hatadan kurtulmasına ve kendine olan güveninin artmasına yardımcı olacaktır.

12355_540[1]

3:Karşınızdaki insanı eleştirmeden önce kendi hatalarınızdan söz edin. Her insan hata yapar. Ama öyle bir zaman gelir ki kendi hatalarını unutup başkalarının hatalarını düzeltmeye çalışır. Bir zamanlar aynı hataları kendinin yaptığını kabullenemez çünkü o artık aynı hataları yapmayacaktır. İyi bir lider kendi hatalarından ders aldığı kadar, aynı hataları başkalarının da yapabileceğini göz ardı etmemlidir. Karşınızdaki kişiye “Bir zamanlar ben böyle bir hata yapmıştım. Bana şunlara mal oldu. Ama sonra dersimi aldım ve artık aynı hatayı yapmıyorum. Sen de şu hatadan ders alırsan bundan sonra aynı hataları tekrarlamazsın” gibi bir konuşma yaparsanız sizin onu anladığınızı ve çalışmalarını desteklediğinizi anlar ve hayata daha sıkı sarılır. Sizin istediğiniz de bu değil mi zaten!

4:Emir vermek yerine sorular sorun: Lider ve yönetici arasındaki farklar her zaman tartışılır. Herkes yönetici olabilir ama lider olamaz gibi sözler de söylenir. İşte bunun ortaya çıkacağı noktalardan birisi. Emir vermek kolaydır. Hiyerarşik olarak üst-ast ilişkisi içerisinde olduğunuz bir kişiye her türlü emri verebilirsiniz ama bu emri vermek onun bu işi isteyerek yapacağı anlamına gelmez. 9. maddede de göreceğimiz gibi iyi bir lider isteklerini insanların severek, keyif alarak yapmalarını sağlar. Emir vermek kolaydır ama emir almak zordur. İnsanların emir alırken zorlanacağını göz önünde bulundurarak sorular sorar ve onu bu sorularla yönelendirirseniz işte gerçek bir lider gibi hem karşınızdaki kişiyi emir vererek incitmemiş hem de sorunsuz bir şekilde işlerin yürümesini sağlamış olursunuz.

5:Gerçek bir liderseniz kimsenin hatasını yüzüne vurmayın. Hataları bulmak kolaydır. Kalp kırmak da kolaydır. Bunlar herkesin yapabileceği şeylerdir. Bir lider ise yapılan bu hataları nasıl en az hasarla atlatırız diye düşünmelidir. Hatayı yapan kişiye bağırıp çağırmak, yaptığı hatadan dolayı onu cezalandırmak bir yönetici için normal karşılanabilir (tabi ki olmamasını isteriz ama genelde bu şekilde sonuçlanır).  Zaten bir yönetici hatadan dolayı sizin yerin dibine sokmuyorsa o gerçek bir liderdir, hatta bir lider ile bir yönetici arasındaki farkı da gösteren bir işarettir bu davranışlar aslında.  

6:En küçük bir gelişmeyi bile övün. Daha önce John Devey’in “Önemli olma tutkusu, insan doğasındaki en önemli tutkudur” dediğini söylemiştim. Siz bir lider olarak insanların bu tutkularını kullanmalısınız. Etik mi değil mi şeklinde bir tartışmaya hiç gerek duymuyorum. Evet kullanmalısınız. Lider kişi yönlendirici kişi olacaksa bu yönlendirmeyi yapması için bazı araçlara ihtiyaç duyacaktır. İşte bu araçlardan biri de insanların beğenilme tutkusu olacaktır. En basit örnek. Akşam işten geldiniz, küçük kızınız sizin için bir resim yapmış. Bu resmini ne kadar överseniz o kadar sevinecek ve sizin için daha fazlasını yapmak için çalışacaktır. Her şeyi “iş” çerçevesinden düşünmemek lazım.

7:Karşınızdaki kişiye korumak isteyeceği bir özellik yakıştırın. Lakap takmak gibi bir huyumuz vardır. Her  ne kadar çoğunlukla “kötü” özelliklerini içeren lakaplar takıyor olsak da zaman zaman insanların iyi özelliklerini taşıyan lakaplar da görüyoruz. Tam olarak konu lakap olmasa da bir parça bağlantısı var. İnsanlar farkında olarak ya da olmayarak taşıdıkları bazı özelliklerin ön plana çıkarılmasını isterler. Bazen buna beğenilme ya da önemli olma diyoruz. Uğur Özmen hocamız bununla ilgili defalarca yazdı. Önemli olmak isteyen kişiler masaya önem verir. Masasını kapıya bakacak şekilde yerleştirir vs. gibi çok güzel örnekler verdi. Tabi ki bir lider olarak yakıştıracağımız özellik bu şekilde olmayacak. Örneğin bir kişiye gülümsemesinin çok güzel olduğunu söyleyin. Ve bunu içinizden gelerek yapın. Ne kadar hoşuna gideceğini tahmin edemezsiniz. Her zaman bu güzelliği göstermek için gülümseyecektir.

8:İnsanları yüreklendirin, hataların kolayca düzeltilebilecek gibi görünmesini sağlayın. Dale Carnegie demiş. ki; “Çocuğunuza, eşinize ya da bir çalışanınıza herhangi bir konuda çok beceriksiz olduğunu, aptallık ettiğini, bunu için hiç yeteneği olmadığını, her şeyi yanlış yaptığını ve mahvettiğini söylerseniz bütün cesaret ve azminin kaybolmasına neden olursunuz. Ancak tam tersi bir teknik uygularsanız, onu yüreklendirirseniz, yapacağı şeyin ne kadar kolay olduğunu, onun bu konudaki yeteneğine inandığınızı gösterirseniz, bunu yapmak için elinden gelen çabayı sarf edeceğini görürsünüz.”

Gerçek lider.
Gerçek lider.

9:İnsanların isteklerinizi seve seve yerine getirmelerini sağlayın. Hani bir tabir vardır. Bazı insanlar için “kitleleri peşinden sürükleyen” denir. Bu sürükleme şekli iki türlü olabilir. Ya zorla sizi takip ederler, ya da seve seve sizin istediklerinizi yaparlar. Peki siz hangisini tercih edersiniz? Kendinizi işi yapan kişi yerine koyduğunuzda birinin size zorla birşeyler yaptırmasını ister misiniz? Sanırım istemezsiniz. Öyleyse siz de bir liderin sahip olması gereken en önemli özelliği düşünün. Empati yapın ve insanların sizin isteklerinizi seve seve yerine getirmelerisi sağlayacak şekilde davranın.

10:xxx: Yazının başlığında on adım dedim ama onuncu adımı boş bırakıyorum. Fakat bu adımı sizin seçmenizi isteyecek de değilim. Aslında yukarıda parça parça anlatılanlar bir bütün halinde onuncu adımı oluşturuyor. Gerçek bir lider bütünü görebilendir.

  • reply Demircan Çelebi ,

    Çok güzel yazmışsın Mümin Abi.

    • reply Efe Dincer ,

      gerçekten faydalı bir derleme olmuş, bazı maddelerde kendimi bulmadım değil, eline sağlık 😉

      • reply O Atatürk’tür! ,

        […] O gerçek bir liderdir! […]

        • reply Erdal ERDOĞDU ,

          […]  Görsel Kaynağı Tagged halkla ilişkilerde iş imkanları, halkla ilişkilerde kendimi nasıl geliştirebilirim, iletişim sektörü, istanbul üni iletişim, konya selçuk iletişim fakültesi, marmara iletişim, necla zarakol, okan üniversitesi halkla ilişkiler, tıp eğitimi kaç sene, üniversite öğrencilerine nasihatlar, üniversite öğrenciliği. Bookmark the permalink. Sosyal Medya/Dijital Medya Ajanslarının Sundukları Hizmetler […]

          Bir Cevap Yazın