Hosting Sektöründe Bir Türk, Standartları Değiştiriyor.

Daha önce bir süre hosting sektöründe çalıştığım için bu alanda Türkiye’nin ne kadar dar çizgiler içinde kendini sınırladığını, yeni ve gelişmiş bir iş modeline ihtiyaçları olduğunu yakından biliyorum. Fakat bunun için uzun bir süre bekleyeceğimizin de farkındayım.

Bu sektörde çalıştığım süre içinde birçok değerli insanla tanıştım. Bunlardan biri de yazılım alanında uzmanlığına değer vardiğim Oğuzhan Yılmaz. Kendisiyle aslında daha önce İzmir Blog Yazarları etkinliğimizde tanışmış, online olarak bağlantımızı kaybetmemiştik. Birlikte çalışırken de birçok güzel projenin gelişmesinde keyifli çalışmalarımız oldu.

Kendisi uzun zamanda edindiği tecrübelerini kullanarak hosting sektöründe duyulan eksiklikleri giderecek bir kontrol paneli projesine başlamıştı. Projenin detayları ve gelişimi ile ilgili kısa bir söyleşi yaptık. Severek okuyacağınızı umuyorum.

Mümin: Neden hosting kontrol panelleri üzerine bir proje hazırladınız?

Oğuzhan: Kısaca ihtiyaçtan diyebilirim.

Uzun zamandan beri hosting sektöründe ki firmalarda çeşitli görevlerde bulundum. Bu görevleri verimli şekilde sürdürebilmek için birçok otomasyon sistemleri kullandık, fakat bu sistemler ihityaçlarımıza ya tam karşılık vermiyordu ya da kısmen karşılıyordu. Bunun yanında bir sürü modifikasyon yaparak kendi iş akışımıza uyduruyorduk, tabi bu çok zahmetli ve zaman alıcı bir iş haline gelebiliyordu. Birinci neden bu oldu.

İkinci neden ise hosting sektöründe ihtisaslaşmış yazılım firmalarının sektörde olmamasıydı bu nedenle ürün ile beraber bu alanda bir startup kurma fikrini de beraberinde getirdi.

M: Böyle bir projeye başlarken birtakım desteklerin olması hem projenin gelişimine yön vermesi hem de başarıya ulaşması için olmazsa olmazlardan. Hosting sektöründe yer alan yerli ve yabancı firmaların projeye olan destekleri ya da bakış açıları da merak edilen bir konu.

Firmaların bu projeye bakışı nasıl? Firmalara siz mi ulaşıyorsunuz yoksa onlar mı sizden projenizle ilgili bilgi ve örnek çalışmalar istiyor?

O: Hosting firmaları yeni ürünlere çok açıklar, tabi yerli ürünlerdeki klasik önyargıyı kırmak şartıyla. Hali hazırda birçok hosting firması kontrol panel sistemlerine yüsek meblağlar ödüyorlar ve hepsi de yabancı şirketler. Destek ve özel implementasyonlar konusunda da çok zorlandıklarını biliyoruz. Biz buradaki alışıla gelmiş düzeni değiştirmek ve firmaya göre sistemler tasarlamak için geliştirmeler yapıyoruz.

Firmalara genelde biz ulaşıyoruz projemizi ve neler yapabildiklerini anlatıyor, onların iş akışlarını nasıl geliştirebileceğimizi tartışıp beyin fırtınası yapıyoruz bu da güzel fikirlerin çıkmasına yardımcı oluyor ve yeni katma değerli servisler vermeleri şeklinde firmaya geri dönüyor.

M: Firmaların bu projeye gösterdikleri ilgi sevindirici. Peki nereden çıktı bu fikir? Yani nasıl şekillendi? Arkasında bir hikaye var mı?

O: 2004 yılında, o zamanın büyük hosting firmalarından birinde sistem yöneticisi olarak çalışıyordum ve hosting sistemlerimizde çeşitli otomasyon yazılımları kullanıyorduk. Müşterilerimiz arttıkca stabilite sorunları yaşamaya başladık, yeni servisler verme kararı aldıkça otomasyon sistemleri bize yetmemeye başladı, yeni çıkan teknolojiler için kullandığımız sistemlerin upgrade olmasını bekliyorduk… Bu ihtiyaçlar firmanın ayağına vurulan prangalar gibiydi, bizi yavaşlatıyor sistemi stabil tutmaktan esas iyileştirme ve ar-ge çalışmalarını yapamıyorduk.

Bu durumda yapılacak şey belliydi kendi otomasyon sistemimizi geliştirecek, istediğimiz şekilde dizayn edecek, ihtiyacımız olan ve planladığımız özellikleri kolayca ekleyecektik fikrin çıkışı ve şekillenmesi bu ortam içinde oldu diyebiliriz.

Kontrol Panel geliştirme kararını ben kendi kafamda almıştım fakat firmaya böyle bir şey ile gittiğimde pek ciddiye almadılar. Mevcut sistem üzerinde modifikasyonlarla ilerlemeyi uygun gördüler daha sonra Askerlik nedeniyle ayrıldım (firma şu anda hala o zaman geliştirdiğimiz sistemler üzerinde çalışıyor zaten)

Askerden geldikten sonra yazılım üzerine yoğunlaşmaya karar verdim ve çeşitli Finans yazılımları geliştirdim. Bu, sektörden ayrı geçirdiğim bir yıldı fakat yazılım üzerine değerli tecrübeler edinmiştim. Daha sonra yine Türkiye’nin köklü hosting firmalarından birinde Yazılım Geliştirme Uzmanı olarak görev aldım. Burda irili, ufaklı birçok yazılım geliştirdikten sonra yine hep kafamda olan kontrol panel projesini hayata geçirmek için firma sahibine gittim ve bu sefer olumlu karar sonucu, ilk başta firma içinde, daha sonra ürün haline getireceğimiz bu proje için kolları sıvadık.

Bir zaman sonra firma süre/maliyet açısından bu işin çok mantıklı olmadığını, sistemlerini hali hazırda ki mevcut otomasyonlarla devam ettireceğini söyledi ve proje durduruldu, artık proje mimarisini oluşturmuşken bu aşamada bırakmak olmaz diyerek kontrol paneli geliştirmek için işten ayrıldım. Bu 2011’in Ocak ayında gerçekleşti, yeni evlenmiştim ve etraftaki herkes deli olduğumu düşünüyordu.

İlk zamanlar freelance olarak gerçekleştirdiğim işlerle projeye kaynak ayırmaya çalıştım fakat bu iki kat çalışmam anlamına geliyordu. Anlayacağınız pek kolay olmuyordu ben de girişimci olarak bir yatırımcı aramaya başladım. Etohum’a projemi gönderdim, ilgi gösterseler de somut bir sonuç çıkmadı, bir kaç hibe ve kredi için başvurmaya kalktım, fakat başvuru evraklarını hazırlamak ve prosedüre başlamak için harcayacağım zaman projeyi geliştirmek için harcayacağım zamandan daha fazla olacağı için pek uğraşmadım.

Son olarak, daha önce proje geliştirdiğim bir müşterimiz için mevcut yazılımda bir kaç düzenleme yapıyordum, o sırada projemden bahsettim, ilgilendiler ve niş bir alan olduğunu düşündüler, ben pazarı, rakipleri ve bizim panelin özelliklerini ve konumunu anlattım, ikinci görüşmemizde, henüz alpha seviyede olan bu yazılım için yatırım yapma kararı verdiler. Yatırım yapan Goldmaster’ın CEO’su Sinan BORA’ydı.

Böylece bu aşamaya geldik üç firma ile production seviyesinde çalışmalarımız hızla sürüyor, yakın zamanda da herkese açık bir sürümümüzü yayınlayacağız. Bu hikayenin sonu henüz belli değil tabi, kuluçka aşamasından yeni çıktık ve sektörde daha tanınmıyoruz.

M: Gerçekten ilgi çekici bir hikaye. Genelde bu tür projelerin magazin boyutu hep göz ardı edilir ama bence projenin samimiyeti, ona verilen değer ve azim asıl bu şekilde ortaya çıkar. Siz projeyle neler amaçlıyorsunuz? Sadece bir kontrol paneli yaparak dünyaya satmak mı yoksa ileri aşamalarda farklı işletme çözümlerine de geçişler olacak mı?

O: Şu anda tamamen ürüne odaklanmış bulunuyoruz. Dolayısıyla kısa vadede planımız pazar payımızı yükseltmek. Bu payı yükseltmek için de ürünü günümüze göre tasarlayıp internet üzerindeki diğer servislerle kolayca entegre olabilen yapılar kurguladık. Bu, yapmak istediklerimizin Shared Web Hosting ayağı.

Diğer taraftan Hosted Exchange için şu anda laboratuar çalışması seviyesinde fakat Ingitere ve Brezilyadan iki firmanın kullandığı MaestroEX adında bir ürünümüz daha var, bununla beraber Hyper-V ve Vmware, Xen gibi sanallaştırma teknolojilerini bir arada provision edebilecek arayüz yazılımları da roadmap’imizde mevcut. Yani sadece kontrol panel ürünümüzü yapıp satarak bir değer yaratmak istemiyoruz. Biz hosted hizmet olarak sunulabilecek her şey için bir arayüz geliştirme niyetindeyiz!

M: Proje başladıktan sonra hızlı bir şekilde yayıldı ve kısa zamanda geniş bir takipçi kitleye ulaştı ama sizin beklediğiniz ilgiyi görüyor mu? Daha fazla kişiye ulaşmak için bir çalışmanız var mı yoksa sadece hosting firmaları ile bağlantıda olmak sizce yeterli mi?

O: Şuan için beklediğimiz ilgiyi gördüğünü söyleyebilirim. Hosting firmalarından birçok takipçimiz bize değerli fikirlerini, önerilerini gönderiyor. Birçok hosting firması (eksik olmasınlar) test sürecine nasıl katkı sağlayabiliriz diye iletişim kuruyorlar.

Daha fazla kişiye ulaşmanın erken olduğunu düşünüyoruz çünkü kapalı beta olarak hosting firmaları ile hali hazırda testler sürüyor, yani herhangi bir lisans satışımız henüz yok. Fakat @maestropanel twitter hesabımızdan, blog.maestropanel.com blog’umuzdan gelişmeleri duyurmaya çalışıyoruz.

Hem ürünü tanıtmak, hem de bu işe aşına kişilerin kullanmasını sağlamak amacıyla güzel bir CTF yarışması tasarladık. Yakın zamanda sosyal ağlarda duyurusunu yapacağız bu gibi çalışmalarımız daha fazla kişiye ulaşmak için örnek verilebilir. Tabi ki hosting firmaları önemli, fakat sunucu kiralayan firmalar ve müstakil webmasterlar, yerel hosting sağlayıcıları (Reseller) da bizim için önemli. Bu segmentte de çeşitli marketing fikirlerimiz bulunuyor. Zamanı geldiğinde onların da duyurusunu yapacağız.

M: Bir projenin gelişmesinde en önemli etkenlerden biri de ekip. Çalışmayı yürüten ekibin uzmanlığı, ne kadar istekli oldukları ve yaratıcılıkları projenin gelişmesini önemli oranda etkileyecektir. Ekibiniz şu an tek kişi olsa da bu sayı artacak elbette. Ekibi oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi kriterlere göre seçiyorsunuz? İleride ekibe ne alanda yeni katılımlar olacak? Katılmak isteyenler ne gibi bir süreçten geçmeli?

O: Evet, genelde çoğul konuşuyorum fakat şu anda ürünü tek başıma geliştiriyorum tabi yatırımcımız ve danışmanlık aldığımız mentor’larımız da var.

Üç veya dört kişiden oluşan ufak bir ekip kurma çabasındayım. Proje belirli bir kesime hitap ettiği için bu alanda uzmanlaşmış yazılımcı bulmak tabiki zor. Hele izmir’de!

Ekip üyeleri için dikkat ettiğimiz genel bir kriter yok fakat öğrenmeye aç, meraklı, internet işleyişi konusunda fikir sahibi olan, oyun oynamayı seven, arkadaşlarla görüşmeyi tercih ediyoruz. Tabi proje .Net ve C# kullanılarak geliştirildiği için OOP, TDD konusunda bilgili olmasıda fena olmaz.

Düşündüğümüz pozisyonlar; Back-End’den sorumlu 1 Yazılım Geliştirme Uzmanı, Config’lerden ve Optimizasyon’dan sorumlu bir Sistem Yönetici (Şimdilik Windows Server 2008) ve bir de yazılımın Front-End tarafından sorumlu Arayüz Geliştirme Uzmanı.

Projenin kapsamı çok geniş. İnternet üzerinde kullanılan her türlü servis ile bir dirsek teması var o nedenle katılmayı düşünen arkadaşların iyi bir Internet kullanıcısı da olması gerekiyor. Projeye katılım 2 aşamalı. Birincisi sözlü kısa bir mülakat. Mülakat sonucunda ise bir aylık oryantasyon süreci var ve burada ki performansına göre de tam zamanlı çalışma kararı verilip kadroya dahil ediliyor.

M: Yukarıda da bahsettiğimiz gibi projeniz gelişme aşamasında bazı yatırımlar ile ilerliyor. İlerleyen dönemlerde bu yatırımlar dışında ne gibi kaynaklar bekliyorsunuz? Destekçileriniz/sponsorlarınızdan beklentileriniz neler?

O: Kosgeb, Tübitak ve Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın programları üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu kuruluşlardan birinden hibe veya kredi türünde beklentimiz var. Bunlar bizim normal risk sermayesi dışında oluşturacağımız kaynaklar. Şu an için destekçilerimizden bir beklentimiz, sevinerek söylemeliyim yok. Ürünün gelişmesi için elverişli kuluçka dönemini bize sağlamaları yeterli oldu. Bundan sonra strateji konusunda bir kaç bilirkişi ile birlikte çalışmamıza önayak olurlarsa süper olur.

M: Şimdilik sadece Türkçe ilerleyen projenin farklı dillerde ve farklı ülkelere yönelik çalışmaları ne zaman olacak?

O: Öncelike MaestroPanel çoklu dil desteklemekte ve planladığımız 9 dil desteğimiz olacak ama sanırım sormak istediğin Blog’umuz, websitemiz ve twitter hesabımızın Türkçe yayın yapıyor olması.
Bunun iki nedeni var. Birincisi benim İngilizce’ye çok hakim olmamam, ikincisi ise ürünü geliştirirken mümkün olduğu kadar local’e odaklanmak istemem yani yerel hosting firmaları ile ürünü geliştirip bir basamak ileriye götürdükten sonra farklı pazarlara yönelme stratejimiz.

Sanırım ilk adımımız Avrupa’da gerçekleşen Web Hosting Day’e katılımcı olarak bir stand açmak olacak. Ürünün durumuna göre belki önümüzdeki sene içerisinde böyle bir katılımımız olabilir.

M: Online hangi proje ya da etkinlik olursa olsun offline ile desteklenmediğinde büyük bir eksikliği beraberinde taşır. Sahip olduğu online gücü offline da değerlendirmeyi düşünüyor musunuz?

O: Açıkcası sahip olduğumuz online güç konusunda senin kadar farkındalılığımız bulunmuyor ama etkinlik bazında bazı katılımlarımız ve organizasyonlarımız olacak tabi ki. Bunları ilerleyen zamanlarda beğenerek takip edeceğinizi ve katılacağınızı umuyorum.

(Ekleme: Türkiye’de hosting günleri adında etkinlikler yapıldığını biliyorum. Bu etkinlik olmasa da sektör ile ilgili benzer bir offline etkinlik ile uzmanları bir araya getiren bir network kurulabilir. Mumin)

M: Çok özel değilse projenin ikinci, üçüncü aşamalarından da biraz bahseder misiniz?

O: Proje ilk bakışta Plesk veya cPanel clonu olarak algılansa da aslında hiç de öyle değil. Öncelikle ürünün bu algısını kırmak niyetindeyiz. İlerleyen zamanlarda ise Internet üzerindeki servislerle çok daha etkileşimli hosting yönetimi sağlayacak bir MaestroPanel’i stabil hale getirmiş olacağız. Üçüncü aşama için henüz çok erken fakat ciddi planlarımız var şu an için belirtmek gereksiz olacağından daha sonraki zamanlara saklıyorum.

Bu değerli bilgiler için teşekkür ediyorum. Zorlu bir süreç olduğunu hepimiz biliyoruz. Önemli olan bu süreçte tüm destekleri arkaya alıp çıkarılan engeller karşısında yılmadan çalışmaya devam etmek. Başarılar diliyorum.

  • reply Sait ,

    Ahahaha koptum, şort gömlek kravat üçlüsü süper olmuş 🙂

    • reply Oğuzhan Aslan ,

      Türkiye pazarı yerine Avrupa pazarını tercih etseydiniz keşke. Türkiye’de zaten cpanel kullanıcılarının lisansları genelde sahte. Bu tür ticari pazarda başarılı olmak biraz zor.

      • reply Sait ,

        cPanel lisanslamayı ip adresine yapar. Sahte ya da crack’ lenmiş cPAnel lisansının var olduğunu nereden çıkardınız, anlayamadım?

      • reply Oğuzhan ,

        • reply Arkamıza Dönüp Baktığımızda » Oğuzhan Blog ,

          […] duymuştu ama iyi, ama kötü. Bu dönemde Mümin‘le MaestroPanel il eilgili  güzel bir röportaj‘da yaptık okumanızı tavsiye ederim. Röportaj bağlantısı vermişken de Hostbul‘da […]

          Bir Cevap Yazın