Hindistan cevizi kabuğunda saklanmak

Duke ile Lala süpermarketteydiler ve sürekli bir şeyler söylüyorlardı birbirlerine, her şeyden konuşuyorlardı, kız ona bildiği her şeyi söylüyordu; içgüdüsel olarak çok şey biliyordu, Duke ise fazla bir şey bilmiyordu ama bildiklerini ona söylüyordu ve işe yarıyordu, mutluydular birlikte.
“bu ne?” diye sordu Lala.
“bu bir hindistan cevizi.”
“içinde ne var.”
“süt ve kitir şeyler.”
“neden içinde?”
“çünkü iyi hissediyor kendini orada, o sütlü ve kitir şey kabuğun içinde iyi hissediyor kendini, kendi kendine, ‘ah, ne kadar iyi hissediyorum kendimi burada!’ diyor.”
“neden iyi hissediyor kendini orada?”
“her şey kendini iyi hisseder orada, ben hissederdim.”
(Charles Bukowski – Delilik)

Kısa bir özet diyebiliriz buna.  Neyin özeti derseniz? Yaşamlarımızın kısa bir özeti diyebilirim sadece. Bir yerlere saklanma, kendimize kapalı bir koruyucu bulma çabası. Kabuğun içinde ben de kendimi iyi hissederdim demek birer ip ucu aslında. Meydanlara çıkıp ben buyum diye bağırmak cesaret istiyor. Yaşanılanları gizlemek, kapalı kapılar ardında oturmak rahatlatıyor insanları. İç dünyasında yalnız olmak iyi hissettiriyor insanlara. Bilemiyorum belki de doğru olan budur.

  • reply cido$ ,

    Belki de çoğu insan (bizler de dahil) göründüğü kadar cesur değiller. Belki de herkes bütün bu yaygarayı kendi kabuğundan doğru çıkarıyor.

    Bir Cevap Yazın