Günümüzde Yapılan Birtakım Zirvelere Dair

Bir süredir seminer/zirve/kongre adlı etkinliklere katılmıyordum. Geçtiğimiz günlerde IPZ Izmir’e uzun bir aradan sonra katıldım. Ve daha önceki gözlemlerimin pek değişmediğini anladım. Kısaca paylaşmak istiyorum.

Bu tür etkinlikler sektöre uzak ya da sektör dinamiklerini sürekli takip etmeyen, dönem dönem bu tür bir iki etkinliğe katılıp, belki birkaç toplantıda dile getirip, daha sonra hayatları içinde bir köşede unutan bir grup insana yönelik yapılıyor diyebilirim. 5-6 yıldır anlatılanlar, konuşulanlar hiç değişmiyor. Paylaşılan örnekler, değinilen konular neredeyse hiç değişmiyor. Konuşan kişiler nadiren değişse de, anlattıkları genelde değişmiyor. Ve herkesin tepkisi vauuuu.

Muhtesem zirve gorseli

Genel olarak bakarsak;
*dijital önemli
*dijitale yatırım yapanlar kazanıyor
*dijitalde çok kapsamlı hatta 360° reklam çalışmaları yapabilirsiniz. bkz. biz bu konuda hizmet veriyoruz.
*insanlar artık tv izlemek yerine mobil cihazlarından her şeyi takip ediyor, mobile uyumlu olun
*vb.

 

Bu konular kısa bir arama ile detaylı bilgiye ulaşılabilecek konular oluyor çoğunlukla ve dinleyiciye katkı yapmayacak bu tur sunumları dinlemeyi gerekli de görmüyorum. Sanırım bir süre daha bu tür zirvelerden uzak duracağım. Ayrıca bu zirveleri katleden, varlık amacını ve orada olma sebebini sorgulatan bir konu da sponsorlara verilen konuşmacı hakkı. Oraya çıkan kişinin kendi firmasının tanıtımını yapmak dışında bir şey anlattığını göremedik şu ana kadar. Güzel hizmetleriniz olabilir ancak bunu oradaki insanlara firma künyesi şeklinde değil de etkinliğin konu bütünlüğü çerçevesinde deneyim aktarımı ile birleştirerek yaparsanız kimse salonu terketmez, sizi dinler. IPZ İzmir sahnesinde NN Emeklilik ve Hayat yöneticileri firmalarını anlatırken bu nedenle birçok kişi salonu terketti.

Tabi ki şu da var. Orada bulunup, zaten bildiği konuları ilk defa duyuyor gibi dinleyen ve bununla ilgili tweet atan, paylaşım yapan bir grup da var dinleyiciler arasında. Bunu herkes gibi ben de yaptım bir dönem aslında. Bu da “bakın ben de buradayım. Oyunda ben de varım” demek için bir yol tabi ki. Ezel dizisindeki restoran sahnesini hatırlar mısınız? Tam da bu sebeple işte. İzleyin.

Bir Cevap Yazın