Gülüyorum o halde varım

Herkes -neredeyse hayat felsefem haline gelen- “Gülüyorum, o halde varım” sözünü kastederek “Nereden geliyor bu söz?” diye soruyor. Ben de bu konuda kısa bir açıklama yapmak istedim. New York’taki Amerikan Ulusal Bankası’nın yayınladığı bültenlerin birinde müşterilerden Modeline Rosedale’in bir mektubu yer almıştı. Mektupta şunlar yazılıydı: “Personelinizi ne kadar takdir ettiğimi bilmenizi isterim. Hepsi çok saygılı, kibar ve yardımcı olmaya istekli. Uzun süre kuyrukta bekledikten sonra bir memurun sizi güler yüzle karşılamasının ne kadar keyifli olduğunu anlatamam.” Bayanın mektubunda söyledikleri aslında hepimizin ortak düşüncesi sayılır. Hangi birimiz saygılı, kibar ve güler yüzlü bir karşılamadan memnun kalmaz? Charles Schwab bir gülüşün bir milyon dolar değerinde olduğunu söylerken haksız mıydı? Değildi, çünkü ona bir gülüşü milyonlar kazandırdı.

Gülümsemek hakkında söylenen o kadar çok şey var ki. Michigan Üniversitesi’nde psikolog olan Prof. James V. McConnel “Gülümseyen insanlar, daha iyi öğretmeye, yaşamaya, satış yapmaya ve daha mutlu çocuklar yetiştirmeye yatkındır. Bir gülümsemede, azardan çok daha fazla bilgi gizlidir. Cesaret vermenin cezalandırmadan daha etkili bir öğretim aracı olmasının nedeni budur” diyor.

New York’lu borsacı William B. Steinhardt ise uzunca bir süre hiç yüzünün gülmediğini fakat bir gün farklı bir adım attığında tüm hayatının değiştiğini şu sözlerle anlatıyor: “Kısa sürede herkesin gülümsememe gülümsemeyle karşılık verdiğini farkettim. Bana yakınmak için gelenleri mutlu bir eda ile karşılıyorum. Onları dinlerken gülümsüyorum ve böylece düzenin daha kolay sağlandığını görüyorum. Gülümsemelerin bana her gün daha çok dolar kazandırdığını farkettim.” Borsacının kazancını bir Çin atasözü de destekler nitelikte. Onlar da “ Yüzü gülmeyen biri dükkan açmamalı” der.

Aslında görülmeyen bir gülümsemenin bile etkisi çok güçlüdür. ABD telefon şirketleri hizmet veya ürünleri telefonla pazarlayanlara yönelik “telefonun gücü” adlı bir programa sahiptirler. Bu program, telefonda konuşurken gülümsemeyi önerir. Çünkü gülümsemeniz sesinize yansıyacaktır. Eğer çağrı merkezi yönetimi üzerine biraz araştırma yaparsanız çalışanların telefonda gülümseyerek konuşmalarının bir zorunluluk haline getirildiğini görürsünüz. Hatta çalışanların önlerinde yer alan aynalar kendi gülümsemesini görmesi ve gerçekten mutlu olması içindir. Bunun da açıklaması William James’ten geliyor. “Eylemin duyguyu gizlediği düşünülür; fakat gerçekte eylem ve duygu aynı anda gerçekleşir ve iradenin doğrudan kontrolünün altında olan eylemin düzenlenmesiyle, iradenin kontrolünde olmayan duyguları dolaylı yoldan etkilemek mümkün olur. Eğer neşenizi kaybettiyseniz, sizi kendi isteğinizle neşenize kavuşturacak yol zaten mutluymuşsunuz gibi davranıp konuşmaktır.”

Bir başka yazar, Carnegie “Eğer insanların sizinle tanıştıklarında iyi vakit geçirmelerini bekliyorsanız, siz de onlarla tanışınca iyi vakit geçirmelisiniz” diyor. Ben insanların benimle geçirdikleri zamanı hep güzel geçirmelerini istiyorum. Gülümsemek bunun için ilk adımı oluşturuyor. Çünkü, “Hiçbir şey iyi ya da kötü değildir” diyor Shakespeare, “bunu düşünceler belirler.” İnsanların benim iyi vakit geçirdiğimi düşünmesi William James’in teorisine göre vaktin gerçekten iyi geçmesini sağlayacaktır.

Son olarak çok anlamlı ve temelde her şeyi özetleyen bir paragrafla bitirmek istiyorum. “Gülümsemeniz iyi niyetinizin habercisidir. Gülüşünüz, onu gören herkesin dünyasını aydınlatır. Düzinelerce asık suratlı, çatık kaşlı insan gören biri için sizin gülümsemeniz bulutlar arasından sızan bir güneş ışını olacaktır. Özellikle, patronunun, öğretmeninin, ailesinin ya da çocuklarının baskısı altında olan bir kişiye, bir gülümseme, hiçbir şeyin umutsuz olmadığını anlatabilir. Hayatta neşe diye bir şey olduğunu gösterebilir.”

O halde siz de gülümseyin ve hayatınızın nasıl güzelleştiğini adım adım izleyin.

  • reply Anonymous ,

    Hayata dair güzel bir tespit.

    • reply krsnsk ,

      Gülümsemek herkese lazım. Özellikle şu dönemde çok ihtiyacım var :(. Ama olmuyor gülemiyorum.

      • reply Cido$ ,

        Çok güzel bir yazı olmuş =) Koyduğun fotoğraf da çok şeker =D Gülmeye aynen devam!

        • reply Mumin ,

          @Fatih inan gülümsemeye her zaman ihtiyacımız var. Yazıda geçen ipuçlarını değerlendir derim 😉

          @Cido$ Teşekkür ediyorum. Yanlışlıkla çekilen bir fotoğraf hiç bu kadar anlamlı olmamıştı. Bu fotografla ilgili bir sürpriz daha yapmayı düşünüyorum. Daha fazla gülmek için 😉

          • reply Salih Taner ,

            Gülmek, hayatı zorluklarına aldırış etmeden sürdürmede en büyük yardımcımız bence,Hep gülelim…

            • reply fevt ,

              "Gülümsemeniz iyi niyetinizin habercisidir. Gülüşünüz, onu gören herkesin dünyasını aydınlatır. Düzinelerce asık suratlı, çatık kaşlı insan gören biri için sizin gülümsemeniz bulutlar arasından sızan bir güneş ışını olacaktır. Özellikle, patronunun, öğretmeninin, ailesinin ya da çocuklarının baskısı altında olan bir kişiye, bir gülümseme, hiçbir şeyin umutsuz olmadığını anlatabilir. Hayatta neşe diye bir şey olduğunu gösterebilir" Doğru söze ne hacet..
              Yeni yazılar görmek isteriz..

              • reply Muhabbet Ağası ,

                ben de gülmeyi çok severim ama fotografınıza göre size gercekten çok ama çok yakışıyor…

                • reply Ridero ergo sum ,

                  […] konusunda düşüncelerimi ve beni destekleyen çeşitli kanıtları daha önce “Gülüyorum, o halde varım.” başlıklı bir yazıda anlatmıştım. O yazıdan bu yana birçok olumlu bildirim […]

                  • reply Liderliğin vazgeçilmez on kuralı ,

                    […] 7:Karşınızdaki kişiye korumak isteyeceği bir özellik yakıştırın. Lakap takmak gibi bir huyumuz vardır. Her  ne kadar çoğunlukla “kötü” özelliklerini içeren lakaplar takıyor olsak da zaman zaman insanların iyi özelliklerini taşıyan lakaplar da görüyoruz. Tam olarak konu lakap olmasa da bir parça bağlantısı var. İnsanlar farkında olarak ya da olmayarak taşıdıkları bazı özelliklerin ön plana çıkarılmasını isterler. Bazen buna beğenilme ya da önemli olma diyoruz. Uğur Özmen hocamız bununla ilgili defalarca yazdı. Önemli olmak isteyen kişiler masaya önem verir. Masasını kapıya bakacak şekilde yerleştirir vs. gibi çok güzel örnekler verdi. Tabi ki bir lider olarak yakıştıracağımız özellik bu şekilde olmayacak. Örneğin bir kişiye gülümsemesinin çok güzel olduğunu söyleyin. Ve bunu içinizden gelerek yapın. Ne kadar hoşuna gideceğini tahmin edemezsiniz. Her zaman bu güzelliği göstermek için gülümseyecektir. […]

                    • reply Demircan Çelebi ,

                      Ben de insanlara sürekli gülücük dağıtırım, aldığım karşılıklar da beni mutlu eder :).

                      • reply Doluca Ege Bölge Satış Müdürü ile iş görüşmesi ,

                        […] cümle ile şekillenir. Nasıl şekillendiğini detaylıca belki başka bir yazıda anlatırım. (“Gülüyorum, o halde varım” ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın) Mümin Erakbaş Blog […]

                        Bir Cevap Yazın