Ekşi Sözlük’de mesele sadece tema değil! – Konuk Yazar

konuk yazar

1999 yılında ssg (Sedat Kapanoğlu) tarafından kurulan ve kutsal bilgi kaynağı sloganıyla Türkiye’nin ilk köklü sitelerinden birisidir Ekşi Sözlük. Türkiye’de internet kullanıp da haberdar olmayan yoktur heralde. Yaklaşık 16 senedir ayakta duran ve gerçekten de kullandıkları sloganın hakkını veren bir ortam yaratmayı başardılar. Uzun süredir takip ettiğim ve benim de yazarı olduğum bu sözlüğün bir çok dönüm noktası oldu. Bunların bir çoğuna şahit olabildim ve hiçbir kriz ortamının şu an olduğu gibi ekşi sözlük’ü bu kadar yokuşa sürüklediğini görmemiştim. Şu anda ekşi sözlük, yokuştan aşağı yuvarlanmaktan daha da öte bir boşluğa doğru düşüyor ve bu konumda kriz yönetimi hakkında henüz hiçbir uygulama göremiyoruz.

Yaklaşık bir sene önce, Sedat Kapanoğlu kendisinin yurtdışına yerleşmesiyle sözlüğü moderasyon ekibinden kanzuk nickli Başak Purut’a bırakma kararı aldı. Aslında bu kararın hemen ardından ekşi sözlük her geçen gün daha kötü bir yer olmaya başladı. Sedat Kapanoğlu yönetiminde de üyeler ile yönetimin arası hiçbir zaman tam olarak iyi olmamıştı fakat o zamanki yönetim hiç böylesine büyük tepkilerle karşılaşmamıştı. Çünkü ne olursa olsun, önceki yönetimin hiçbir zaman şu anki gibi “ ben yaptım, oldu “ tavrı yoktu.

Daha öncelerden Başak Purut’un yine adının karıştığı sansasyonel bir olay vardı. Webrazzi’nin ticari itibarının zedelenmesi adı altında bir entry silinmişti ve bu olay da oldukça büyümüştü. Fakat Sedat Kapanoğlu’nun içinde olduğu yönetim bu krizi bir şekilde yönetebilmiş ve olaylar bu kadar büyümemişti. Aynı şekilde, yazarların IP adreslerinin, yazarlara haber bile verilmeden devletin bazı organlarıyla paylaşılması, yazarları oldukça sinirlendirmişti. Bu aslında hala tartışılan bir konu hatta şu anki konuya nazaran daha fazlar tartışılacak bir konu olmasına rağmen yazarlar toplu bir şekilde direniş başlatmamıştı. Şu anda sözlüğün bir çoğunun da dediği gibi, Sedat Kapanoğlu aslında Ekşi’nin dilinden anlayabilen, ne kadar tartışılırsa tartışılsın ortak bir yol bulmaya çalışan ve kendisini yukarıda görmek yerine yazarları dinleyerek onların tavsiyelerini alıp öyle yola devam eden birisiydi.

Sedat gittikten sonra işler biraz değişti. Ekşi Sözlük artık eskisi gibi yazarlarını dinlemiyor, radikal değişiklikler yapıyor ve bu değişikliklere karşılık yazarlardan gelen feedbacklerin hiç birisini değerlendirmeye bile almıyor. Eskisi gibi olmayan bir iletişim şekli bu. “ Alışacaksınız, böyle yaptık beğeneceksiniz. “ tavrıyla devam ediyor. Yazarlar mutlu oldukları sözlük platformundan bu radikal değişiklikler ile iyice başka bir ortama kaymaya başladılar. Yeni yazar alımlarındaki kriterlerin değişmesi -bu kriterleri tam olarak bilmiyorum fakat Sedat Kapanoğlu zamanında daha kaliteli içerikler varken, şu an bir kaliteli içeriğe karşı on çöp içerik olmasını bu değişikliğe bağlıyorum- sözlük yazarlarının yönetim ile iyice arasının açılmasına sebep oldu.

Sbu direnişe sebep olan konulardan birisi ise ekşi sözlük tasarımının tamamiyle değişmesi oldu. Arka planın bembeyaz olması, bir çok eski fonksiyonun bir anda ortadan kalkması sonucunda sözlük yazarlarının hepsi bu değişikliğe karşı durdu. Başak Purut’tan bu feedbacklere karşı bir açıklama geldi fakat yazarlar için bu açıklama hiç yeterli olmadı. Çünkü yazarlar yine “ biz yaptık, güzel olduğunu düşünüyoruz, böyle devam edeceğiz “ gibi bir kafa yapısıyla karşı karşıya kaldılar. Bir çok yazar düşüncelerini yazmanın da ötesinde, tasarımdaki değişikliğin nasıl olması gerektiğiyle ilgili çözümler üretip bu çözümleri görseller ile açıkladılar. Kısacası tüm bu tasarıma karşı gelinen feedbackleri üretmenin de ötesinde, yönetime çözüm sundular, fakat yönetim bu çözümlere de kulaklarını kapattı.

Ekşi Şeyler Logo

Ve geçtiğimiz hafta Ekşi Şeyler adı altında bir platform ile karşılaştık. Bu platform, yazarların ekşi sözlük’teki çok beğenilen entrylerini okuyabileceğimiz bir platformdu. Fakat ters bir durum vardı. Yazarlar bu yazılarını Ekşi Sözlük’e yazmışlardı ve Ekşi Şeyler bambaşka bir platform olarak karşımıza çıkmıştı. Bir çok yazar benim iznim olmadan yazımı nasıl olur da kendi para kazanacağınız başka bir platformda kullanabilirsiniz diye bu uygulamaya karşı çıktı. Başak Purut, Ekşi Şeyler için yeni bir sözleşme yazmış ve bu sözleşme değişikliğini doğru düzgün yazarlara haber bile vermeden yürürlüğe sokmuştu. Olayların patlak vermesi tam da bu andan sonra başladı.

Ekşi Sözlük yazarların girdiği yazılar sayesinde trafik kazanan ve bu trafikler sayesinde reklam alıp para kazanan bir platform. Zaten buna kimsenin karşı çıktığı yok, böyle bir platforma ön ayak olabilmek ve bu platformun sürekliliğini sağlamak karşılığında elbette para kazanacaklar. Bu siteye harcanan emeğin az olmadığının herkes farkında ve bu yüzden de reklam gelirlerine karşı kullanıcıların bir çoğu anlayış gösteriyor. Fakat yeni bir platform açıp, kullanıcıların onaylaması olmadan sözlükteki yazıları orada yayınlayıp bir de oradan para kazanmaya çalışılırsa bu karşı durulabilecek bir olay haline gelir. Yazarlar Ekşi Sözlük’te kendi iradeleri ile yazı yazıp, o koşulları kabul ediyorlar fakat bu yeni platformda hiçbir yazara haber verilmeden, izin alınmadan onların yazıları koyuluyor ve üstlerinden para kazanılıyor, bu iki olay ve platform arasında bu yüzden çok büyük farklar var.

Tasarım değişikliği ve Ekşi Şeyler platformunun duyurulması ile yazarlar büyük bir direniş başlattılar. Biz bunları istiyoruz, ortak bir yol bulalım, bizim üzerimizden para kazanıyorsan bize de bir kulak ver dediler fakat Başak Purut bunun yerine yazarları hiç dinlemeden, hiçbir açıklama yapmadan yaptığı işlere devam etti. Hatta Twitter üzerinden kendisine gelen bir tepkiye, yazarın sözlük içindeki özel bilgilerini kullanarak cevap verdi. O yazar, o bilgileri platforma güvendiği için oraya giriyor, yarın bir gün karşısına çıkıp, kişisel bilgilerinin ona karşı kullanılması için değil. Fakat bu kadar büyük bir direniş varken, şu olay bile devede kulak kaldı.

Yaklaşık 20 saat içerisinde 417 yazar ve 280.000 adet entry silindi. Yazarlar bir direniş başlatarak belki de 10 sene içerisinde yazdığı tüm entryleri tek tek silmeye başladı. Yazar listesini incelediğimiz zaman da, bu direnişe destek olan yazarların gerçekten Ekşi Sözlük platformunu geliştiren yazarlar olduğunu görebiliyoruz. Silinen entryler sayı olarak tüm entrylerin yanında az kalsa da, içerik kalitesi olarak belki sözlüğün tüm kaliteli içeriği. Yani kısacası, Ekşi Sözlük’te belki sayısal olarak bir entry azalmasını göremeyeceğiz fakat kalite olarak zaten son zamanlarda çok kötü durumunda olan sözlükte artık kaliteli içerik bulmak imkansız hale gelecek.

anıl kıral
Anıl Kıral

Böylesine bir ortamda hala bir açıklama yapılmaması ve üstüne üstlük Twitter’da Başak Purut’un yazarları hiç umursamadan attığı twitler bu krizi ve sözlük’ü iyice yokuşa sürüyor. Ekşi Sözlük’te karşı karşıya durduğu kitle anlayışsız bir kitle ya da yeniliklere kapalı bir kilte değil kesinlikle. Sadece hep birlikte olduğumuz ortamı biraz daha iyileştirelim derdindeler fakat bu iyi niyetli isteklere karşılık Başak Purut’un bu kadar sert olması ve dediğim dedik olması tüm yazarları iyice bıktırmışa benziyor ve yazarları, yıllardır emek verdikleri entrylerini gözlerini kapamadan silebilecek duruma getiriyor.

Bana göre Ekşi Sözlük bu kriz ortamından çok büyük zararla çıkacak. Hatta bu tepkiler aynı hızla büyümeye devam ederse bu krizin altında kalabilir. Şimdiden tüm o kaliteli içeriği kaybetmeye başladılar bile ve bir an önce Başak Purut, tamam hata anlaşıldı, bir ortak yol bulalım demezse işler çok daha kötüye gidecek. Yazarlara değer vermek ya da hata olan şeyleri anlayıp, bir ortak yol bularak çözüme ulaştırmak bir yönetim eksikliği değil aksine yönetimin ne kadar güçlü durduğunun göstergesidir. Bu duruş, onu büyük bir hatadan döndürecek ve bu yazarların önünde yönetimin güçlenmesi anlamına gelecek. Çünkü bu direnişin içinde olan yazarların hiçbirisi sığ insanlar değil ve bunu Başak Purut ile yönetimi de çok iyi biliyor.

Gelecek günlerde neler olacağını, Başak Purut’un açıklamalarını ve özellikle Sedat Kapanoğlu’nun bu konu hakkındaki yorumlarını ya da olaylara karşı bir müdahalesi olup olmayacağını çok merak ediyorum. Umarım kısa sürede bu hatadan dönüp, Ekşi Sözlük’te orta yol bularak, yazarlar ve yönetim bir araya gelerek bu kriz döneminden bir an önce kurtulurlar.

 

Yazar Hakkında

Yaşar Üniversitesi’nde İşletme bölümü okuyan Anıl Kıral pazarlamayla yakından ilgilenmekte, staj yaptığı ve çeşitli projeler kapsamında çalıştığı firmalarda dikkat çeken işlere imza atmaktadır. Kendisi hakkında daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz. http://anilkiral.com

Bir Cevap Yazın