Doğru sosyal ağda doğru içerik yaratmak

Hepimiz onlarca sosyal ağa üyeyiz. Kimileri iş için, kimileri keyifli dakikalar geçirmek için bu ağları kullansa da herkesin ortak noktası içerik üretmek. Tabi içerik üretmekten kastım satır satır yazılar yazmak ya da videolar hazırlamak değil. Genel alışkanlık olduğu üzere paylaşmak !

Herkesin dahil olduğu sosyal ağ için farklı bir kullanım alışkanlığı vardır. Ben her yerde aynı şeyin bulunmasından rahatsız olduğum için kendime göre bir ayrım yaptım. Burada kendi kullanım şeklimden, hangi ağda ne tür içerikler paylaştığımdan ve bunları nasıl planladığımdan bahsedeceğim. Tamamen kendi alışkanlık ve tercihlerime göre yapılandığı için size doğru gelmeyebilir.

Hangi sosyal ağlar?

İhtiyaçlara göre değişebilir ama genel olarak en çok tercih edilen birkaç ağ üzerinden örnekler vereceğim. İlk olarak blogum ve diğer paylaşım yaptığım bloglar, twitter, friendfeed, facebook ve facebook fan sayfaları. Hepsi için farklı düşüncelerim var.

Otomasyon gerekli mi?

Bahsi geçen sosyal ağlar bir ya da iki kanal olduğunda otomasyona çok ihtiyacınız olmuyor fakat bu kanallar arttıkça mutlaka bazı şeyleri kendiliğinden yapılır hale getirmeniz gerekir. Ben daha önce twitterfeed kullanıyordum. Halen aktif olan bazı feedler var burada ama daha spesifik görevler oluşturabileceğim bir servis olan iftt kullanmaya başladım.

Neye göre ayrım yapıyorum?

Kullandığım sosyal ağlarda bağlantı içinde olduğum insanların ilgi alanlarına ve benim o kanallar için harcayacağım zamana göre bir planlama en uygunu. Birazdan vereceğim örneklerle de bu daha iyi görünecektir aslında. Mesela facebookta daha yoğun ilişkide olduğum insanlar memleketten! arkadaşlarım, üniversite arkadaşlarım gibi daha samimi ve yakın ilişkide olduğum kişiler  bulunuyor. Bu kişiler benim okuduğum “Sea Sheperd guerrilla marketing in Paris” makalesinin içeriğinden çok, haftasonu gezmeye gittiğim yerlerde çektiğim, Kordon’da güneş batarken keyif yaptığımız saatlerin fotograflarını görmek istiyor.

Ne kadar zaman harcıyor?

Belirli bir sistem ve düzene oturtuncaya kadar birhayli zor ve zaman alan bir iş olsa da, (buraya harcayacağın zaman boş işlere gidiyor onun yerine daha faydalı bir işle ilgilensene diyenlere rağmen) koordineli bir şekilde çalışan sistemi oturttuğunuzda her şey sizin yerinize işliyor ve siz gündelik hayatınızı belirlediğiniz saatlere ve programa göre yaşamaya devam ederken aslında diğer taraftan bu kanallarda da aktif oluyorsunuz.

Ne tür entegrasyonlar yapılabilir?

Daha önce de söylediğim gibi burada vereceğim örnekler kendi kullanım alışkanlıklarıma göre sıralandığı için genelgeçer olmayabilir ama yine de fikir vermesi açısından faydalı olacaktır.

Blog http://blog.erakbas.com

Bloguma yazmaya başladığımda çok farklı bir yazım tarzı olsa da zaman içinde birçok eski içeriği silerek şu an okuduğunuz yazı gibi özgün, detaylı, analiz eden, fikir veren ve nispeten uzun yazılar yazıyorum. Youtube engellendi, Google yeni Doodle yapmış gibi bana özgün olmayan konular paylaşmıyorum. Çünkü bir haber sitesi/blogu sahibi değilim. Birkaç cümle ile anlatacağım kısa paylaşımlarımı da mümkün olduğunca http://m.erakbas.com adresinde bulunan farklı bir servis üzerinden paylaşıyorum. Çünkü benim için bütünlük önemli. Bir okuyucu tesadüfen de olsa girdiğinde baştan sona sıkılmadan ve ilgi alanı olabilecek konular dışına çıkmadan okumaya devam etmesini istiyorum.

http://m.erakbas.com

Posterous üzerinde hazırladığım bu sayfada zaman zaman hoşuma giden bir görsel, bir video ya da bir yazıyı paylaşıyorum. Buraya yazacak kadar detaylı olmayan ama yine de paylaşmak istediğim, hani bir görsel ve bir cümleyle anlatabileceğim şeyleri de bu kanal üzerinden paylaşıyorum. Hem pratik, hem de bu blogun konseptini bozmadan bana istediğimi veriyor.

Twitter @MonteCito

Twitter  etkileşim olarak diğerlerinden farklı gördüğüm bir ortam. Zira ben twitteri aktif sohbetlerin, ciddi tartışmaların yapılacağı bir yer olmaktan çok insanların bazı şeyleri getirip attığı bir havuz olarak görüyorum. Ben de bu havuza bakıyor ve faydalanıyorum. Tabi tek taraflı olmamak adına ben de bu havuza yazılarımı, beğendiklerimi ya da kendi cümlelerimi bırakıyorum. Twitter profilimi açarsanız ( ki hemen tıklayarak takibe alabilirsiniz @MonteCito) birbiri ardına gönderilmiş linkler görebilirsiniz. Twitter takipçilerimin benim paylaştığım linklerde bulunan yazıları okuması ya da görsellere bakması ardından bana bir geri bildirimde bulunmasını beklemiyorum. Ben beğenip paylaştım, onlar da beğendikleri durumlarda RT yapıp katılıyorlar. Daha sonra ben bit.ly üzerinden tıklama istatistiklerine bakarak nelerin daha çok ilgi gördüğünü ve tıklandığını inceliyorum.

Twitter için beğenilerimin birçoğu kendiliğinden gönderilecek şekilde ayarlanmış durumda. Örneğin bir Youtube videosunu beğendiğimde otomatik gidiyor ama burada dikkat edilmesi gerektiğini düşündüğüm en önemli şeylerden birisi saygı. I’have favourited a video bla bla şeklinde giden bir ileti kimin hoşuna gider? Şahsen benim değil. Daha samimi ve sıcak bir şekilde yaklaşmak gerekir. Karşımızda insanlar var ve bizi ciddiye alıyorlarsa bu insanlara değer vermeliyiz. Benim youtube favorilerim twitter hesabıma “Bu videoyu beğendim. Bir göz at”  önekiyle gider ve ardında videonun ismi olur. Benzer şekilde Flickr beğenilerim de “xxx tarafından çekilen bu fotografı beğendim.” şeklinde bir ileti ile twitter sayfamda yer alır. Benzer şeyler last.fm, için de geçerli diyebiliriz.

Her zaman twitter başında değilsem, orada benim hakkımda konuşulanları, benim ürettiğim içeriğin yani bloguma eklediğim yazıların vs. ne oranda paylaşıldığını nasıl öğreniyorum diyebilirsiniz. Bunun için de SocialOomph ve Sumify gibi servisler kullanıyorum. Günde iki kez belirlediğim arama terimleri ile ilgili içerikler derlenip mail olarak gönderiliyor. Google Alerts ise biraz daha farklı bir sistemle rss listemde birikiyor.

Peki twitterda neler paylaşıyorum?

Yukarıda söylediğim gibi gün içinde gerek feedly, gerek flipboard üzerinden birçok makale/blog yazısı okuyorum ve paylaşmaya değer gördüğüm bir kısmını da twitter üzerinden paylaşıyorum. Bu makaleler %90 belki de daha fazla bir oranla friendfeed ya da facebook hesaplarımda görünmez. Nedeni de başlarken belirttiğim gibi oradaki kişilerin beklentilerinin farklı olması.

Friendfeed

Friendfeed yapısı gereği daha çok karşılıklı görüşme, fikir alışverişi ve anında aksiyon içeren bir ortam fakat herkese açık bir ortamda ciddi ve seviyeli bir tartışma içinde bulunmak da aynı oranda zor. Bu nedenle bu kanalı sadece keyifli birkaç dakika geçirmek, belki dinlemediğim bir şarkıyı dinlemek ya da birkaç link görmek için kullanıyorum. Ve orada bulunan diğer insanların da hoşlanacağı şekilde görselliğe önem veriyorum. İletilerimden %70’i beğendiğim bir fotoğraf, %20’si ise, genellikle #geceninsarkisi etiketiyle paylaştığım şarkılardır. Kalan küçük miktar zaten önemsiz bir kısıma tekabül ediyor.

Önem verdiğim bir diğer konu aynı içeriğin birden fazla yerde paylaşılması ile ilgili. Bundan rahatsız olduğum için mümkün olduğunda tekrar yapmam ve bunun için; örneğin twitter iletilerim friendfeed sayfamda görüntülenmez. Tüm ağları birbirine bağlayıp sonra hepsine aynı şeyleri göndermenin kirlilik yarattığı ve zaman kaybından başka bir şeye yaramadığını düşünüyorum.

Facebook ‘ta profil ve fan sayfası ayrımları

Facebook ise diğerlerinden bambaşka bir alan. Nispeten daha özel ve daha samimi. Twitter’da friendfeed de belki de ismini bile bilmediğiniz kişilerle iletişim içindesiniz ama facebook öyle değil. Bu nedenle facebook bağlantılarıma daha özel davranıyorum. Başka yerde paylaşmadığım fotoğraflar, iletiler burada bulunan kişilere özel yerlerini alıyor. Zaman zaman da facebook listemde olmak daha erken ulaşmak anlamına geliyor birçok içeriğe. Blog yazılarımı ya da gecenin şarkısını önce kendi profilimde, birkaç gün sonra blogun fan sayfasında paylaşıyorum.

Fan sayfalarının güncellenmesi de önemli bir konu aslında. Bazı sayfalar görüyorum, herhangi bir isimle örnekleştireyim daha kolay anlaşılsın, Mutombo isimli kişi bir şahsi facebook hesabına sahip. Mutambo’nun Evi diye bir fan page ve Mutombo Ajans diye de bir başka profil. Bir blogda yayınladığı yazıyı arka arkaya hem kendi profilinde, hem fan sayfasında hem de Ajans ismiyle açtığı profilde paylaşınca bir anda Facebook anasayfanız aynı linklerle doluyor. Böyle olmasını istemediğim için aynı içerikleri birçok sayfada ya da gurupta paylaşmıyorum. Hemen blogumun sayfasına bakıp kendiniz görebilirsiniz. Tıklayın.

Buradaki iki görsel fan sayfası ve normal profil arasındaki farklılığı gösteriyor.

http://geceninsarkisi.tumblr.com

Bu ağlar dışında bazılarınızın bildiği gibi Gecenin Şarkısı isminde bir başka blogda zaman zaman beğendiğim şarkıları paylaşıyorum. Bu paylaşım twitter ve friendfeede rss bağlantısı ile otomatik gidiyor ama rss güncellemesi olana kadar yukarıda söylediğim gibi facebook arkadaşlarım bu iletiyi çoktan görmüş oluyorlar. Şarkılara eklediğim görselleri genelde weheartit.com adresinden seçiyorum ama çoğunlukla bunu site üzerinden değil de rss ile son eklenenler listesine bakarken, daha sonra kullanılmak üzere kaydettiklerim arasından seçerim. Gecenin Şarkısı blogu Tumblr altyapısında. Buraya mesela bu hafta olduğu gibi önceden birkaç günlük iletileri zamanlarım ve yayına hazır beklerler. Zamanı geldiğinde de otomatik yayınlanırlar. Zaten rss ile güncellemelerin otomatik iletildiğini söylemiştim. Bu şekilde tüm işlemler tek seferde gerçekleşmiş olur.

Zamanlamanın önemi

Bütün bu sosyal ağları kullanırken belki de en az dikkat edilen şey zamanlama. Siz hiç twitter iletilerinizi hansi saatte göndereceğinizi planladınız mı? Peki hangi saatlerde linkleriniz en çok tıklanıyor, hangi saatlerde iletileriniz en çok RT ediliyor bunları ölçtünüz mü? Ben ölçtüm, değerlendirdim ve buna göre belirli saatlerde paylaşımlarımın yayınlanmasını sağlıyorum. Bu tabi ki o saatler dışında yayınlanmadığı anlamına da gelmiyor ama siz de bufferapp.com kullanarak belirlediğiniz zamanlarda twitter hesabınızın boş kalmamasını sağlayabilirsiniz. Bazen soruyorlar, “işin gücün yok 24 saat internettesin, bu kadar zamanı nasıl harcıyorsun buraya” diyenlere küçük bir tiyo olsun bu da. Twit göndermek için pc başında olmak gerekmiyor.

Kolay paylaşım için ne öneririm?

Bugün hepimiz Rss ile bağlantıları takip ediyor, facebook, twitter gibi ağlar üzerinde durmaksızın devam eden bilgi akışında yüzüyoruz. Bu akışları eğer düzenli bir takip sistemine oturtmazsak saatlerce bitiremeyeceğimiz bir bilgi havuzumuz olur. Bu nedenle ben birkaç araç kullanıyorum. ilk olarak rss aboneliklerim Google Reader üzerinde de olsa ben Feedly kullanarak daha kullanışlı ve pratik arayüzü ile hız kazanıyorum. Facebook, twitter, flickr, instagram gibi ağları da Flipboard uygulaması ile kahvaltıda, kahve molasında vs. hızlıca tarayarak tek tıklamayla paylaşabiliyor ya da favorilere ekleyebiliyorum. O zaman da diğer tetikleyiciler devreye girerek gerekli yerlere gerekli iletileri gönderiyor yukarıda anlattığımız gibi.

Bu şekilde bir planlama ile hangi kanalda hangi içerikleri paylaşacağınızı ayırmanız ve çeşitli uygulamalarla prosesleri otomatize etmeniz size zaman kullanımı konusunda oldukça hız kazandıracaktır.

Not: Görseller Gecenin Şarkısı blogunda ve Friendfeed de paylaştığım görsellerdir.

  • reply AloKlima ,

    bufferapp.com payalaşımı için teşekkürler. Benzer App. olduğundan sayenizde haberdar oldum. Eğitici yazılarınızı büyük bir keyifle okumaya devam ediyoruz…
    Note: Bufferapp link is broken Error 404 – Not Found.

    • reply Mümin Erakbaş ,

      Teşekkürler. Bağlantıyı düzenledim. Başında http yazılmadığı için açılmıyormuş.

      • reply sanem ,

        Çok faydalanacağımız başucu niteliğinde bir yazı olmuş.Emeğine sağlık.

        • reply !ÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ ~~~ ,

          Emeğinize sağlık,hepimiz için örnek bir yazı olmuş bu.

          • reply Twitter kullanıcı tipleri ,

            […] Doğru sosyal ağda doğru içerik yaratmak […]

            • reply Mümin Erakbaş ,

              Faydalı olmasına sevindim.

              • reply Anonim ,

                […] […]

                • reply Spam kişisel markanızı nasıl etkiler? ,

                  […] önce Doğru Sosyal Ağda Doğru İçerik Yaratmak başlıklı bir yazı yayınlamıştım. Geçtiğimiz hafta İzmir Sosyal Medya Uzmanlığı […]

                  Bir Cevap Yazın