Kişisel

Girişim Benim Programı Canlı Yayını – Ege Üniversitesi Tv

Sosyal medya büyük markalar tarafından çok yoğun kullanılan bir pazarlama ve iletişim aracı. Peki daha küçük girişimler?

Ege Üniversitesi Tv yayın hayatına başladıktan sonra birbirinden değerli hocaların ve sektör uzmanlarının gerçekleştirdiği programlarla güzel bir yayın akışına kavuştu. Bunlardan biri de Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölüm Başkanı Haluk Soyuer ve Melek Yatırımcı Hulusi Berik’in birlikte hazırladıkları girİŞİM BENİM programı.

Programın amacı girişimcilik ekosistemini daha iyi tanıtmak, örnek girişimlerden yola çıkarak yeni girişimcilere ve özellikle gençlere yol göstermek. Bu amaçla her Salı günü zaman zaman canlı, zaman zaman kayıttan yayınlanan programda çeşitli konularda uzmanlıkları olan konuklar davet edilerek  genç girişimcilere faydalı bilgiler paylaşılıyor.

 11 Haziran tarihli canlı yayın konuğu ben oldum. Bu bölümde girişimlerin ve girişimcilerin sosyal ağları nasıl kullanmaları gerektiği, sosyal medya kullanmanın girişimler açısından ne derece önemli olduğunu kısaca özetlemeye çalıştık.

Yaklaşık 20 dakika süren canlı yayının kaydını aşağıdan izleyebilirsiniz.

 

http://www.youtube.com/watch?v=6OyNYMk5xi8


Çocuktan Gelin Olmaz Projesi Hakkında Röportaj #ksscocuktangelinolmaz

14 yaşındaydı. İzmir’de yaşıyordu, 1 ay önce zorla evlendirildi. Siirt’e gelin gitti. Dün banyoya astığı iple intihar etti.! Adı Zeynep..   Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bu haberi hatırlarsınız belki. Çocuk yaşta evlendirilen ve intihar eden bir kızın hikayesini anlatıyordu. Okuyunca insanın içini yiyen bir haber. Eğitim seviyesinin bu kadar yükseldiği, neredeyse her mahalleye bir üniversite açıldığı […] Devamını Oku


Sosyal Medya Provokatörleri #direngeziparki

Korktuğum şey buydu. Dün de paylaşımlar yapılırken bilgi kirliliği yapılmaması gerektiği, yanlış mesajlar ve yanlış bilgiler ile olayı farklı yöne çekmek için insanlara koz verileceğini anlatmaya çalışmıştım.

-Köpeğe gaz sıkan polis (Brezilyadan bir fotoğraf)
-Panzer altında kalmış yaralı (Kaza geçirmiş bir yabancı, muhtemelen tekne kazası )
-Köprüde yürüyen kalabalık (Avrasya Maratonu)
gibi fotoğraflar ile “48 saat sürerse eylem, hükümet düşecek” şeklinde bilgi notları bugün TRT ve Yeni Şafak gibi yayın organlarında aşağıdaki şekilde yer aldı.

Üzücü taraf, sosyal ağlar sayesinde alınan haberler, gün ortasında tv de yayınlanmayan görüntülerin sokaktan 3g telefonlarla canlı yayınlanması, polislerin aşırı müdahalesinin görünmeyen boyutlarının fotoğrafları, sosyal ağlarda telefon numarası verip yardıma koşan doktorlar, avukatlar. Sosyal ağlarda birlik olup Taksim ‘e yemek gönderen kampanyalar hiçe sayılarak, “sosyal medyada tweet atan densizler” olarak adlandırılması.

sosyal medya provokatorleri

Ege Üniversitesi E-Atık Geri Dönüşüm Projesi Hakkında Röportaj

Geçtiğimiz haftalarda İzmir Üniversitesi İnternet Haftası etkinlikleri kapsamında “Online Dünyaya Offline Bakış” isimli bir sunum yapmıştım. Oldukça keyifli geçen sunum günü etkinlikler için açılan stantlarda Ege Üniversitesi öğrencileri tarafından hazırlamış E-Atık Projesi ile ilgili bir stand da bulunuyordu. İlgimi çeken bu konu ile ilgili o gün yeterince detaylı konuşamamış olsak da daha sonra projenin ilgililerinden […] Devamını Oku


Kendini baskı altında hissedenler için

İnsanların üzerindeki baskı her geçen gün artıyor. Kimi satış baskısı, kimi ders, not, sınav baskısı. Kimi ailesinden görüyor baskıyı kimi iş yerinde patronlardan vs. Fakat gerçek olan, herkesin bir şekilde bu sürecin içinde olduğu ve bir çember gibi sürekli tekrarlandığı. Evinde eşinden “yeni araba” için baskı gören patron, iş yerinde çalışana “satış” sebebiyle baskı yapıyor, […] Devamını Oku


Rutin işlerinize kaldıraç olacak servis- Lift (Davetiye içerir)

Bir süre önce bir mobil uygulama tanıtıldı. Sürekli yaptığınız ama rutin süreçler içinde takibini unuttuğunuz ya da koşuşturma arasında atlamak istemediğiniz şeyleri sizin yerinize takip edecek ve belirlediğiniz hedeflere ulaşırken sizin yardımcınız olacak bir uygulamaydı Lift.  Basit bir örnek üzerinden ilerlersem daha anlaşılır olur sanırım. Diyelim ki sürekli masabaşı çalışıyorsunuz ve bu yoğun çalışma arasında sağlığınıza […] Devamını Oku


Sosyal medya kullanıcılarının tahammülsüzlüğü üzerine

Geçtiğimiz günlerde bir seminer esnasında “Hiç sosyal medya kullanmıyorum” diyen var mı diye sormuştum. Bir genç arkadaşımız “Ben kullanmıyorum” dedi. “Peki” dedim, “Nasıl kullanmıyorsun? Mesela hiç Youtube üzerinden bir video izledin mi?” Sanırım bundan sonrasını anlatmaya gerek yok. Hepimiz ister istemez sosyal ağları kullanıyoruz. Bu alanlarda yaptığımız her şey ise bizim dış dünyaya açılan bir […] Devamını Oku


İnsanların sizinle fikir birliğine varmalarını nasıl sağlarsınız

İletişim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Evet cümleyi doğru kurdum, her ne kadar “iletişim çağındayız, teknolojik gelişmeler iletişimimizi daha da kolaylaştırdı” desek de aslında teknik anlamda kolaylaşan iletişim ilişkisel anlamda zorlaşıyor. Yoğun çalışmalar, stres, yorgunluk vs. derken tahammül noktalarımız aşağılara iniyor ve artık patlamaya hazır bir volkan gibi dolaşıyor herkes. Peki bu derece zor […] Devamını Oku



Bütün kalbin, ruhun ve bedeninle sev.

Yaşa; her şeyden önce yaşa ve sırf tesadüfen bu dünyaya gelmiş olduğun için laf olsun diye günlerini geçirme. Eğer gerçek aşkı tanıyacak kadar şanslıysan; bütün kalbin ruhun ve bedeninle sev!

Shakespeare-İyi Ol Fakat Çok İyi Olma

Shakespeare böyle derken düşündüm ben de, “laf olsun diye günlerini geçirme” derken ne kadar haklı olduğunu çok geç anlıyoruz. Lise dönemi dediğimiz yıllar çok hızlı geçiyor, hep daha üniversite var diye avutuyoruz kendimizi. Sonra üniversite yılları da en az öncekiler kadar hızlı geçince biraz anlıyoruz, farkına vardıklarımızı geri dönüp değiştirme imkanı olmadığı için 4 elle sarılıyoruz bazen ama onun da yetersiz olduğunu görebiliyoruz kimi zaman.

Bir de üniversitenin neredeyse sonuna gelip bunu göremeyenler var. Yukarıda alıntıda geçen cümle gibi, laf olsun diye geçen günlerini birkaç yıl sonra arayacaklarının farkında olmadan, karşılarına çıkan fırsatlara burun kıvırıp, aldıkları faydalara yetersiz gözüyle bakanlar. Onlarca, yüzlerce kişi böyle bir fırsat elde etmek için kendini paralarken gündelik zevkler için bu fırsatları elinin tersiyle itenler.

Bir gün gelip bu günleri aradıklarında belki sizin de kulaklarınızı çınlatacak, keşke dinleseydim diyecek kişiler…

kapıt gemiler

Neden binaları yukarı doğru yaparız?

Bugün “Neden gökdelenleri hep yukarı doğru yaparız? Yer altına doğru yapsak binaları” şeklinde bir soru gördüm. kyn. Aslında cevap basit. Teknik zorluklar ve  maddi zorluklar. Yer altına doğru inerken hem toprak ile, hem su ile, hem de bunların oluşturduğu basınç ile mücadele ediyorsunuz. Yukarı doğru çıkarken ise sadece hava ile. Meksika da örnek bir çalışma hazırlanmış. […] Devamını Oku