Bir Sosyal Sorumluluk hikayesi

Daha önce kurumsal sosyal sorumluluk konusunda hem burada hem de Erdal Erdoğdu‘nun yazılarına yorum olarak birkaç düşüncemi yazmış, “Kurumsal Sosyal Sorumluluğun neresindeyiz?” diye sormuştum. Çok geçmedi, Sosyal Sorumluluk alanında güzel bir proje ortaya çıktı. Ben de bu projenin fikir sahipleriyle (Şeyma Karadağ ve Burak Abidin Aksoy)  küçük bir söyleşi yaptım. Uzun uzun konuşmuş olsak da her şeyi buraya aktarmayacağım, soru cevap şeklinde kısa bir özetini sizlerle paylaştığımda yeterince faydalı olacaktır. Aralarda sorulardan önce kısa yorumlarımı ya da parantez içinde eklediğim notları görebilirsiniz.

Sebepler

M: Kendilerine “neden sosyal sorumluluk üzerine bir proje hazırladıklarını” sordum. Çünkü sosyal sorumluluk bugün küçüklerin korktuğu büyüklerin ise reklam aracı olarak kullandığı bir mecra. Ve “bu projede bahsedilen sosyal  sorumluluk kavramında bireysel mi yoksa kurumsal mı daha ön planda olacak?” da sorular içindeydi.

Şeyma Karadağ: Projemizi sosyal sorumluluk üzerine hazırlamamızın sebebi web dünyasında tüm gelişmelerin dışında  hem sosyal hayatta aktif olarak hem de sanal ortamda online olarak destek verebilecekleri projeleri tüm kullanıcılara ulaştırmak. Toplumumuz uygulamada olan birçok sosyal sorumluluk projesinden habersiz maalesef, bizler sosyal sorumluluğum ekibi olarak bu durumu tersine çevirerek internet kullanıcılarını ve okuyucu kitlemizi daha çok sosyal sorumluluk projesinden haberdar etmek ve desteklemelerine aracı olmak istiyoruz.  Bu aşamada tüm proje tanıtımlarına eşit ölçüde yaklaşıyoruz yani hem kurumsal hem bireysel projeleri eşit ölçüde değerlendirip, tanıtmak amacındayız.

M: Diğer bir sorum ise “yayınlarda adı geçen firmaların bu projeye nasıl baktıları” yönündeydi. Genelde firmalar yaptıkları işi hep “bakın biz yaptık” demek için kullanır. Bir keresinde Garanti Bankası’nın çevreci Bonus reklamlarında “siz dünyayı bu hale getirdiniz biz de çevreci Bonus çıkardık” diyerek yok olan çevre görüntüleri kullanmasını eleştirmiştim. Sosyal Sorumluluğum’da yayınlanan projeleri sizler mi bulup yayınlıyorsunuz yoksa firmalar mı sizden yayınlamanızı istiyorlar?

Burak Abidin Aksoy: Projeye ilk başladığımızda yani bundan 10 gün önce şirket haberlerini biz kendimiz seçerek yaptık, çünkü çok değerli sosyal sorumluluk projeleri vardı.  11. Gün farklı firmalardan mailler aldık aldığımız mailler projelerinin bu platforma duyurulması önünde idi.

M: Günümüzde birçok girişim para kazanma üzerine yapılırken tamamen gönüllülük içeren bir proje görmek kolay değil. Nereden çıktı bu fikir? Yani nasıl şekillendi? Arkasında bir hikaye var mı?

Şeyma Karadağ: Aslında arka planda bir hikaye gelişmedi beni sosyal sorumluluk alanına yönlendiren şey sanırım benim gözlem yapmayı çok seviyor oluşumdan kaynaklanıyor. İnsanların toplum içindeki davranışları, sosyal hayatta insanların yönelimleri, güncel olaylar, değişen değerlerimize karşı bir şeyler yapma isteği her zaman vardı içimde. Fikrimi yakın çevremde açtığımda ise olumlu tepkiler aldım her zaman, özellikle fikrin uygulamaya aşamasında ilk destekçisi arkadaşım ekibimizin ve sizlerin yakından tanıdığı Erdal Erdoğdu oldu, ‘’sosyal sorumluluğum’’ ismini bize kendisi hediye etti.

Oluşum

M: Sadece çeşitli sosyal sorumluluk projelerinin duyurulması tek başına bir amaç değildir mutlaka ve arkasında başka amaçlar da olacaktır diye düşünüyorum.  Projeyle neler amaçlıyorsunuz? Sadece SS projelerinin yayılması mı amaç yoksa bu projelere farklı katkılar da olacak mı?

Burak Abidin Aksoy: Sosyal Sorumluluğum şuan için Sosyal Sorumluluk haberlerinin desteklendiği bir haber platform. Ama mutfağın arka kısmında sosyal sorumluluk projeleri üreten başarılı bir ekip mevcut. İlerleyen zamanlarda bu projelerinde görmek mümkün olacak.

Şeyma Karadağ : Projemizde sosyal sorumluluk projelerinin yayılması haricinde; vakıf, kurum ve  derneklerin tanıtımlarını ve etkinlik haberlerini yapıyoruz, ileri zaman diliminde destekçi olarak katılmayı planladığımız dernek ve vakıflar mevcut, onun haricinde ayda iki defa belirlediğimiz bir sosyal sorumluluk konusu üzerine ‘’uzman görüşü’’ köşesi hazırlayıp, alanında uzmanlaşmış isimlerle röportajlar gerçekleştirmek istiyoruz.

M: Her projenin, her web sitesinin genel olarak açıldıktan sonra ilk birkaç haftası yoğun bir trafikle geçer. Birçok duyuru yapılır, destekleyen birçok kişi daha geeniş bir kitleye ulaştırmak için mümkün olduğu kadar çalışır. Fakat bir süre sonra bu hızlı çıkış yavaşlar ( Ürün yaşam eğrisindeki Introduction bölümünü düşünelim).  Daha sonra sabit bir takipçi kitlesi oluşur ve eğer bu kitleye düzenli bilgi akışı sağlanmazsa onlar da yavaş yavaş kaybedilir.  Açıldıktan sonra hızlı bir şekilde yayıldı ve kısa zamanda geniş bir kitleye ulaştı ama sizin beklediğiniz ilgiyi görüyor mu?

Burak Abidin Aksoy: Sizinde dediğiniz gibi proje açıldığı günden itibaren geniş bir kitle tarafından takibe alındı ama bu yeterli mi şuan için bunu söylemek imkansız. Hedeflediğimiz kitleye ulaşmamız için yoğun bir şekilde ve her geçen gün daha fazla çalışmamız gerekecek.

M: Bir yola çıkarken yanınızda bulunacak insanları belirlemek belki de en önemli ve en zor seçimlerden birisidir. Özellikle gönüllülük esasına dayanan bir projede, insanların doğrudan bir karşılık almadan ne kadar katkıda bulunacağını belirlemek zor. Sizler ekibi oluştururken nelere dikkat ettiniz, hangi kriterlere göre seçtiniz? İleride ekibe yeni katılımlar da olacak mı?

Burak Abidin Aksoy: Ekibi oluştururken ekipteki kişilerin ilk başta sosyal sorumluluk adına duyarlı ve  sosyal sorumluluk adına bir şeyler yapma isteği olan kişiler olmasına dikkat ettik. Bunun yanında uyumlu, çalışkan, sorumluluk sahibi olması da bizim için önemli bir etkendi. Ekibe bakacak olursanız  hepsi alanlarında başarılı ve çevreleri tarafından sevilen kişiler.

Şuan elimizde ki listelerde önceden belirlediğimiz adaylar var ama ‘’ekibe yeni katılımcı alınmayacak’’ anlamına gelmiyor. Sosyal Sorumluluğumda yer almak isteyen arkadaşlar bizlerle mail adreslerimiz aracılığı ile ulaşabilirler.

Beklentiler

M: Gönüllülük esasında başlayan her iş mutlaka bir noktada başka desteklere de ihtiyaç duyar çünkü hiçbir gönüllü tamamen kendi imkanları ile bu projeyi yürütemez, bir noktada eksik kalır. Sosyal Sorumluluğum üzerinde de “destekçilerimiz” başlıklı reklam alanları var. Burada yer almak isteyen bireyler/firmalar ne gibi desteklerde bulunabilirler? Maddi/manevi ne şekilde destekleyebilirler?

Burak Abidin Aksoy: Destekçiler kısmında alışılmışın dışında bir sistem uygulayacağız hem bizim açımızdan hem şirketler açısından hem de proje dahilin de 3. bir kesimin yararlanacağı bir sistem modeli geliştirme yolunda çalışmalarımız devam ediyor. En kısa geniş bir bilgi ile sizlere duyuracağız.

[Not: Bu konuşmalar gerçekleştikten sonra, yazı hazırlanırken siteye yer alan reklam kutularında “Kitap bağışla destekçi ol” sloganıyla banner yayınları vardı. Mumin]

M: Hiçbir proje başladığı şekilde kalmaz. Kalırsa yanlış olur. Gün geçer, zaman değişir ve projeler de ikinci, üçüncü adımlarını atarlar. Atarlarsa başarılı olurlar! Çok özel değilse projenin ikinci, üçüncü aşamalarından da biraz bahseder misiniz?

Burak Abidin Aksoy: Şuan sizlerinde bildiğiniz gibi projemiz yeni ve ilk aşamalarındayız. Sosyal Sorumluluk Haber Portalı olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sadece mevcut sosyal sorumluluk projelerine destek olmak ile kalmayıp bizde taşın altına elimizi koyarak yeni projelere imza atmak istiyoruz.

Şeyma Karadağ: Projemizin ilk aşamaları tamamlanınca yani rutin düzeni sağlayınca Burak’ın da dediği gibi  kendi etkinliklerimizi ve projelerimizi oluşturmayı planlıyoruz.

M: Bu detaylı bilgiler için teşekkür ediyorum. Takipçilerin/okuyucuların projenin amaçları ve geleceği konusunda daha fazla bilgiye sahip olması verecekleri destek konusunda da onları olumlu yönde etkileyecek, motive edecektir. Sanırım sizin de söylemek istediğiniz birkaç şey vardır.

Şeyma Karadağ: Ben ve Burak sosyal sorumluluğum tüm ekibine ve destekleyen, fikir belirten, paylaşan herkese çok teşekkür ederiz.

Bitirirken

Günümüzde Sosyal Sorumluluk konusunda birçok farklı görüş, düşünce yer alıyor. Kimileri Lady’s First gibi bir projeyi gereksiz bulurken, kimileri sadece yaz gününde kedilere içecekleri bir kap suyu bulmaları için kapı önlerine bir kap bırakmayı çok önemli sayıyor. Bu kadar farklı görüşler varken, tarafsız ve her tür projeye eşit mesafede kalacağını düşündüğüm bu oluşumun Türkiye’de sosyal sorumluluk alanında bilinçli bir kesim yaratmak ve bu bilinci toplumun geneline yaymak konusunda başarılı olmasını diliyorum.

Bir Cevap Yazın