Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun’un Sosyal Medya İle İmtihanı

Geçtiğimiz günlerde şu sayfada bir albüm altına yorum yazdım, hemen yorum silinmiş ve ben de sayfadan engellenmişim. Yazdığım yorum içinde ne hakaret, ne küfür, ne de saldırı yer alıyordu. Sadece “Ziyaretiniz kısa sürmüş olmalı zira ‘bu güne kadar yaptıklarımız’ kısmı çok hızlı geçmiştir” gibi bir cümle yer alıyordu. Ki bu da yalan değildir, ziyaret ettikleri kasaba irice bir köyden farksız olarak beklemektedir. En son hatırladığım hizmet 90’lı yıllarda yapılan birkaç yoldan öteye gitmemiştir fakat konumuz bu değil.

Bir Belediye Başkanı Adayına Açık Mektup

AKP Beyşehir Belediye Başkan Adayı
AKP Beyşehir Belediye Başkan Adayı

Bir siyasetçi eğer bu kadar bir eleştiriye bile katlanamıyorsa değil belediye başkanı, muhtar adayı bile olmamalı. Sayın Murat Özaltun, biz sosyal medyanın gücünü çok iyi biliriz. Biz, bu yollardan geçmiş çok marka, çok şahıs gördük, kendilerini nasıl rezil ettiklerini çok iyi izledik. Sayın Murat Özaltun, unutmayın, “Sosyal medya vezir de eder..” Sizlerin bu ağlar üzerinde birkaç aydır yürütmeye çalıştığınız faaliyetleri biz yıllardır, onlarca farklı marka için yürütüyoruz ve kime nasıl davranılmalı, kime nasıl karşılık verilmeli deneyimliyoruz. Seminerlere gidiyor, “sosyal ağlarda tüketicilerinizi susturmaya çalışmayın, onlarla konuşun” diyoruz markalara. Eğer sizler de bu ağları “doğru” bir şekilde kullanmak isterseniz gerçekten doğru olacağına inandığınız bir uzman ekip ile çalışmanız daha yerinde olur. Zira, sosyal medyada var olmak sadece yaptığınız köy ziyaretlerinin fotoğraflarını ertesi gün Facebook albümüne yüklemek değildir. Eğer bunun yeterli olduğunu düşünüyorsanız yarın bir başka konuda vereceğiniz kararın da eksik kaldığından şüphe etmememiz için hiçbir sebep kalmayacaktır. Sizler bir siyasetçi olarak bugün seçmeninizi susturmak, onların söylediklerine kulak tıkamak istiyorsanız, yarın bir belediye başkanı olarak da yolda soru soranı tartaklar, ayağını sürüyerek makamınıza gelen yaşlı amcayı yüzüne bile bakmadan kovalarsınız. Sayın Özaltun, gerçek dünyada yapılan yanlışlar unutulur, görülmez ya da tolere edilebilir fakat sosyal medya sizin düşündüğünüz kadar basit değildir.

Bir başka örnek isterseniz, daha önce aynı belediyenin bir başka adayı Süleyman Şenol‘a dair yapılan paylaşımda çok daha sert yorumlarımı uzun uzun sıraladım. Bu eleştirilerimden hiçbirine ne itiraz geldi, ne yorumlarım silindi, ne de engellendim. Evet eleştirilere yanıt gelmemesi bir eksiklikti fakat sonraki izlenimlerimde eleştirdiğim konuların tekrarlanmadığını bile gördüm diyebilirim.

Sayın Özaltun, unutmayın, adayı olduğunuz partinin bu günlerde yaptığı gibi interneti engelleyebilirsiniz, orada insanları susturabilir ya da yoklarmış gibi davranabilirsiniz ama toplulukların karşısına çıktığınızda yüzünüze tokat gibi söylenecek eleştirileri engelleyemezsiniz. Eğer olur da, bir  TV sunucusunun söylediği gibi “kazara” seçilirseniz, eleştirilere hazır olun. (Bu TV sunucusu ile ilgili haberi şu bağlantıdan ya da aşağıdaki önizlemeden görebilirsiniz )

Ek: 15 Şubat tarihinde Beyşehir Belediye Başkan Adayı Süleyman Şenol’un Üzümlü ve Huğlu kasabalarını ziyareti ile ilgili iletiye yaptığım yorum aşağıdaki şekildedir.

Neden Üzümlü ve Huğlu ayrılmaz bir parçaymış gibi bahsediliyor hep bunu anlamıyorum. Yoksa Huğlu’nun tepki göstermesinden mi korkuluyor? Üzümlü ile ilgili açıklama yaparken sadece Üzümlü’yü ilgilendiren tek bir şey olmaz mı? İkisinde de benzer iş kolları olabilir ama ikisi de farklı şehirler ve ihtiyaçlarından beklentilerine kadar farklı olmalı. Benim üzüldüğüm, bir tane Üzümlü vatandaşının çıkıp da “arkadaş Huğlu ne alaka biz şunu şunu bekliyoruz Huğlu’ya yapacaklarınızı gidin orada anlatın” dememesi. Eğri otutup doğru konuşalım, Üzümlü hep Huğlu’nun gölgesinde tutulmaya çalışılıyor ve kimsenin de bundan bir şikayeti olmuyor. Beyşehir merkez ile ilgili bir açıklama yaparken “İçerişehir mahallesinin ihtiyaçlarını biliyoruz ve Beytepe ile birlikte bunları da çözeceğiz diyor mu adaylar? Süleyman Bey aklıbaşında, sevdiğimiz, saydığımız bir insan. Hep öyle tanıdım kendisini. Rica ediyorum başkalarının düşünemediklerini düşünüp her kasabanın, her mahallenin birbirinden farklı olduğunu göz önünde bulundurarak, Huğlu’dan, Üzümlü’den, Üstünler’den oy kaybetme baskısı taşımadan herkesin ihtiyacını ve kapasitesini ayrı ayrı değerlendirerek anlatsın.

Bu güne kadar Üzümlü’de her belediye başkanı küçücük kasaba içinde bile particilik, mahallecilik yaptı, birine selam verdi diğerini görmezden geldi, birine yol yaptı diğerine sen dur dedi. İhtiyaç olmayan birçok hizmet yapılırmış gibi gösterildi, yapılmadı. Doğru düzgün yapılaşma, geleceğe dönük bir konut yerleşimi, uzun vadeli altyapı yatırımları yapılmadan geçip giden yıllar oldu. Son on yıldır senede bir sefer geliyorum Üzümlü’ye hiçbir değişiklik olmadığını görerek geri dönüyorum. Binlerce insanın yaşadığı bir yerde tek ihtiyaç bir düğün salonuymuş gibi dev bir bina yapıldı Pınarbaşı mevkisine. 100 metre aşağısında betonlanmayı bekleyen yol 3-4 senedir dökük bekliyor, kırık bir mazgal aynı şekilde duruyor. Bu inşaata giderken hiç mi üzerinden geçilmedi bu kırık mazgalların diye sormak geliyor içinden insanın ama hiç muhattap yok tabi ki. İhtiyaçlar küçükten büyüğe doğru giderilmezse önce büyük ihtiyaçların giderildiği düşünülürse dönüp bakınca küçük ihtiyaçların da dağ olduğu görülür. Şu an Üzümlü’nün küçük ihtiyaçlardan oluşan bir dağı var. Bu dağ eritilmeli. Umarım Süleyman Bey bunu başarır. Bunu başarırken de köyleri, kasabaları, mahalleleri birbirinden ayrı olarak değerlendirir.

“Kazara seçilirseniz”

Post by Beyşehir Haber.

Bir Cevap Yazın