2013’e sağlıklı bir giriş için

Sürekli aynı koltukta pc karşısında oturmaktan sırt ağrılarınız mı başladı?

Ayda yılda bir yürümekten ayaklarınızı hissetmez mi oldunuz?

Sürekli iş düşünüyorsunuz, gözünüzün önünde mailler, notlar mı uçuşuyor?

Bazı şeylere “dur” demenin vakti gelmiştir belki!

Yaşımız çok genç. Bu nedenle “her şeyi yapabiliriz” ve “bize hiçbir şey olmaz”  gibi düşüncelerimiz oluyor zaman zaman. Fakat gerçek şu ki,  her insan gibi biz de çok yıpranıyoruz ve bir yerden sonra bu ip kopacak. Bu nedenle sağlıklı bir hayat için birkaç küçük dokunuş gerekebilir hayatlarınıza. Ben neler mi yaptım?

Ofis çalışması ofiste kalsın

Uzun süre freelance çalışmanın getirdiği olumsuzluklardan birisi her an her yerde iş modunda olmak sanırım. Ofiste iş, cafede iş, evde iş, okulda iş.. Yolda yürürken bile iş düşünmek bir süre sonra başka bir şey düşünemez duruma sokabiliyor. Bunu tamamen bırakmak gerektiğini de söylemiyorum tabi ki, sonuçta esnek zamanlı çalışıyoruz, ne zaman nerede destek gerekeceği belli olmuyor, gelişen bir girişim içerisindeyiz ve bu da çok çalışmayı gerektiriyor. Fakat bir noktada dur demezseniz hiç durmuyor.

Daha önce fazla mobil çalıştığım için tamamen Gmail üzerine entegre edilmiş durumda kullandığım 7-8 farklı mail adresini de iş/özel şeklinde ayırarak iş maillerini Outlook üzerinden kullanmaya başladım. Mobil cihazlarla kullandığım mail adreslerinin bildirimleri de kapalı durumda ki sık sık bildirim gelmesin. Gerekli olursa açıp bakayım.

Mümkün olduğunca çalışma saatlerim düzenli olsun. Sabah belirli bir saatte ofise gideyim, akşam geç de olsa belirli bir saatte bırakayım çalışmayı. İş dışında şeylerle ilgilenmek için vaktim ve enerjim kalsın.

Mobil dünyayı aleyhinize kullanmayın

Mobile Phone at Bed

Mobil olmak güzel. Yolda maillerinize cevap vermek, yönetsel işlemlerle ilgili konuları anlık takip etmek, bilgi ve iletişim dünyasının nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak güzel elbette. Fakat sınırı aştığı zamanlar da olmuyor değil. Geçtiğimiz gün sohbet arasında geçti, geçen yıl gece geç saatte telefonumun uyarı sinyali çaldığında uyanıp ne olduğuna bakar tekrar uyurdum. Yatmadan önce son bir kontrol, yolda otobüste, metroda sürekli yeni maillere bak, mesajlara cevap ver derken ciddi ciddi düsünmek gerektiğinde rahatlayabileceğim bir zaman kalmadığını farkettim.

Bu nedenle artık belirli bir saatten sonra telefonun uyarıları komple kapanacak şekilde ayarladım. Gece 1 sonrası sabah 7 ye kadar çağrı dışında uyarı vermiyor. Mail gelmiş, sms gelmiş, twit gelmiş, facebook da birisi yorum yapmış diye gece uyanmıyorum.

Arabanızı satın, yürümek için bahaneniz olsun

Yok artık dediniz biliyorum. Tamam o kadar olmasın ama en azından yürümek için bahaneler yaratın. Bir bahaneniz olmazsa çok fazla ihmal edeceksiniz, biliyoruz. Spor salonları var, her akşam iş çıkışı gidip biraz spor yaparız demeyin, yapamazsınız. Yaptınız diyelim, bir ay, iki ay devam etti. Ya sonra?

İşte söylemek istediğim bu aslında. Yaklaşık 1.5 senedir yüksek lisans dersleri için akşam fakültede oluyorum. Bu derslerden sonra eve dönerken araç kullanmayıp 20 dakikalık yolu yürüyordum. Birçok kişiye garip gelse de bu bahaneyle her gün belirli bir süre yürüyüş yapmış oluyordum. Yaklaşık bir aydır bu yolu yürümüyorum, sürekli ofiste masadayım ve kendimi sağlıksız hissetmeye başladım bile şimdiden.

Bunlar yeterli mi? Elbette değil. Fakat en azından küçük bir adım atmış olmak bile birçok şeyin değişmesine sebep olabilir.

Hadi, şimdi ilk adımı atın!

Bir Cevap Yazın